Bu da MHP’nin Kazlıçeşmesi
18.07.2007 Vatan
Bazı meslektaşlarımız “mitinglere bakıp sandık anlaşılmaz” iddiasındalar. Dün bu seçim kampanyasında 18. mitingini izlemiş biri olarak bu görüşe kesinlikle katılmıyorum. Hele son düzlüğe girdikten sonra yapılan mitingler, 22 Temmuz’da neler olabileceği konusunda çok açık ipuçları veriyor.
Pazar günü İstanbul Kazlıçeşme’deki AKP mitingi, iktidar partisinin sandıktan yine birinci çıkacağını tescillemişti. Dünkü Osmaniye mitingi ise MHP’nin yüzde 10 barajını aşamayacağını iddia etmeyi iyice imkansız kıldı. Aylardır “medyaya aldırmayın, MHP’yi ciddiye alın” diye yazan biri olarak, AKP’lilerin yine “ne o MHP’li mi oldun?” türü serzenişlerini de göze alarak şunu söyleyebilirim: 1999 ve 2002 seçimlerinin ortalamasını çıkartıp yüzde 13 civarında oy alacağını tahmin etmiş olduğum MHP, 22 Temmuz’da yüzde 15’e ulaşır, hatta bunu aşarsa hiç şaşırmam.
Bir şehir mitingi
Bunun nedenlerini tartışmadan önce Osmaniye mitingini biraz anlatmam gerekecek. Daha önce Trabzon ve Konya’da MHP mitingleri izledim. CHP’den üç, DP’den bir, AKP’dense 11 mitingde bulundum. İlk kez bütün bir şehrin, hep birlikte miting havası soluduğuna şahit oldum. Evet, Osmaniye küçük bir şehir, üstelik Devlet Bahçeli’nin memleketi. Yine de kadın-erkek; çocuk-genç-yaşlı; kentli-köylü binlerce insanın bir salı günü, cehennem sıcağında saatlerce beklemesinin bunların ötesinde bir açıklaması olması gerekir. Bunu ben kabaca “MHP gerçeği” olarak özetliyorum. Osmaniye’de konuştuğum onlarca MHP’liden, tabanla tavan arasındaki küslüğün büyük ölçüde bittiğini öğrendim.
Bir partili şöyle dedi: “2002’de de çok kişi vardı. Ama Devlet Bey, koalisyon hükümetini övmeye başlayınca herkes teker teker meydanı terk etti. Ama zamanla kendisine haksızlık ettiğimizi anladık.” Bir başkasıysa “Bu 3-5 günün meselesi değildir. Türklüğün Mete Han’dan beri süren kavgası söz konusu. Bugün Genel Başkanımız görev versin, çoluk çocuğumuzu geride bırakıp dünyanın herhangi bir köşesine ölmeye gidebiliriz. AKP’de bulamazsınız bizim gibi dava insanlarını” diye konuşuyor. Ona göre de “artık ülkücülerin milletin kaderini ellerine alma zamanı geldi.”
Kalenin yeniden zaptı
Osmaniye’de 1999’da MHP 3, FP 1; 2002’deyse AKP 3, CHP 1 milletvekili çıkardı. Baraj sorunu olmasaydı MHP 2 olacaktı, ama vekil kaybından çok AKP’nin birinci parti olmasını hazmedememişler. Ama Bahçeli faktörüyle tekrar inisiyatifi kazanmışlar. Bunu, “MHP Türkiye’de sadece Osmaniye ve Kastamonu’da birinci” diyen Başbakan Erdoğan’ın bir kurmayı da doğruluyor.
Dün hızlarını alamayıp “4-0” diyenler de vardı, ama çoğunluk “üç biz, bir AKP” diyordu. Yine de “2-2 olabilir” diyenlere de rasladık. Mitingi kenardan izleyen bir grup ANAP’lıysa “Bizim oylar MHP ve CHP arasında dağılır, azcık da AKP’ye gider” derken DP’yi hiç ciddiye almadıklarının da altını çiziyorlardı. Peki MHP neden adım adım yükseliyor? Galiba en temel faktör terör. Bahçeli’nin Erzurum’da attığı yağlı urgan seçimin kaderini belirleyecek gibi. Bu seçimlerde en çok MHP’den korkan AKP ve lideri Erdoğan bunu çok belli etti ve MHP ile terör alanında yarışmaya çalışmak gibi stratejik bir hata yaptı. CHP ve DP gibi partilerin de terörü en temel sorun olarak tarif etmeleri MHP’nin işini iyice kolaylaştırdı. AKP ve onun denetimindeki medya cumhurbaşkanlığı seçimleri nedeniyle merkez sağ partilere aşırı yüklenerek DP’nin iyice barajın altına inmesine katkıda bulundular. Bundan da AKP’den daha fazla MHP’nin yararlanmakta olduğunu kestirebiliriz. Son günlerde DP’yi parlatma çabalarının fazla işe yaramaması da MHP’nin yerini sağlamlaştırdığını gösteriyor. Artık geri dönüş olmayacağa benziyor. Nitekim Erdoğan başta olmak üzere AKP kurmayları da MHP’nin TBMM’ye gireceğini kabullenmiş durumdalar. 75 ila 100 arasında sandalyeye sahip olacak bir MHP, AKP’yi, tek başına iktidar olsa bile, CHP’den daha fazla rahatsız edecektir.
Bahçeli’nin AKP ve Erdoğan karşıtı söylemini aşırı ölçüde sertleştirmesi Meclis’te gerilimli günlerin bizleri beklediğinin işareti. Bir de buna DTP kökenli bağımsızların da muhtemelen grup kuracakları olgusunu eklersek, önümüzdeki dönemde MHP yatıp MHP kalkacağımız söylenebilir.
|