El Kaide'nin toplumsal tabanı genişliyor
25.08.2005 Vatan
El Kaide sadece Batı'dan, özellikle de ABD ve İsrail'den intikam alma amacı güden uluslarötesi bir İslamcı şebeke midir?
15 ve 20 Kasım 2003'teki İstanbul saldırıları böyle olmadığının kanıtlarıydı. Ne var ki büyük çoğunluk "Türkiye hedef değildi" diyerek gerçekle yüzleşmekten kaçındı. Halbuki Endonezya, Fas, Tunus gibi hem batıyla müttefik, hem de ılımlı İslam'ın baskın olduğu ülkelerdeki kanlı eylemlerle birlikte düşünülmüş olsaydı, İstanbul eylemlerinin ciddi ve uzun vadeli bir stratejinin ürünü olduğu anlaşılırdı.
El Kaide'nin bir başka stratejisi de Batı tarafından tam olarak kavranabilmiş değil. İslam dünyasının büyük kısmı demokrasiden yoksun. Bu ülkelerdeki otoriter rejimlerin önde gelen alternatifi İslami hareketler. El Kaide de başından beri Afganistan, Suudi Arabistan, Pakistan, Mısır, Özbekistan gibi ülkelerde şiddete başvuran İslamcı örgütleri destekliyor.
Uydu ve internetin gücü
Görmezden gelinen bir diğer husus, El Kaide'nin genişleyen toplumsal tabanı. Uydu kanalları ve internet üzerinden yayılan mesajlar hızla benimsenebiliyor. Engellenemeyen veya tam anlamıyla cezalandırılamayan her eylem örgüte müthiş bir propaganda imkanı sağlıyor. Sonuçta daha çok belli bir gelir, eğitim ve kültür seviyesine sahip orta sınıflar El Kaide'nin cazibesine kapılıyor. Tüm bunların ardından halifelik ve Batı ile toptan bir hesaplaşma çıkar mı? Mümkün değil. Ama küresel gündemin yıllarca El Kaide tarafından belirleneceği kesin.
|