Erdoğan’dan özür dilediği gün yine “Ermeni soykırımı” dedi

26.08.2007 Vatan

Dünya çapında en etkili Musevi şahsiyetlerden olan Abraham Foxman’ın bir yaptığı bir diğerini tutmuyor. 1913’de kurulan İftira ve İnkarcılıkla Mücadele Birliği’nin (ADL) başı olan Foxman, önce 1915’de Ermenilerin yaşadıkları trajediyi soykırım olarak tanımlayan ADL New England Bölgesi Şube Müdürü Andrew Tarsy’yi görevden aldı. Ancak yoğun tepkiler üzerine, birkaç gün sonra, 21 Ağustos’ta ADL olarak bundan böyle Ermenilerin başına gelenleri “soykırım” olarak tanıdıklarını resmen açıkladı.

Hem Ankara’nın, hem Türkiye Yahudi cemaatinin bu beklenmedik karara çok sert tepki göstermesi üzerine Foxman, Türkiye’nin Ermenistan’a yaptığı çağrıları desteklediklerini söyledi. Ayrıca Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a bir mektup yazarak “Aramızdaki bağları güçlendirmek için yollar aramaya devam edeceğiz. Son tartışmalarla birlikte aramızdaki dostluğun gerilmiş olduğunu bilmek bizim acımızı bir kat daha artırıyor” dedi.

Türk medyası bu mektubu “Foxman’dan geri adım” olarak duyurdu ancak bunun doğru bir yorum olduğu söylenemez. Çünkü ADL lideri, Erdoğan’a mektubu yolladığı önceki gün Boston Jewish Advocate adlı gazetede çıkan “Orjinal misyon ama yeni pozisyon” başlıklı yazısında, “1915-18 arasında yaşanan acı olayların sonuçlarının soykırıma eşdeğer olduğunu düşünüyoruz” dedikten sonra “gelecekte de soykırım terimine başvurmakta tereddüt etmeyeceğiz” demeyi ihmal etmedi.

Foxman aynı yazıda, Amerikan Kongresi’nden soykırım tasarısının geçmesinin Türk-Ermeni ilişkilerinin iyileştirilmesine katkısı olmayacağına, tam tersine olumsuz sonuçlara yol açacağını belirterek Türkiye’nin gönlünü almaya çalıştı.

“Asla tarafsız olmadık”

Foxman yazısında, yıllar boyunca Türkiye’deki 20 bin kişilik Yahudi cemaatinin uyarılarını dikkate alarak “soykırım” demekten kaçındıklarını, ama asla tarafsız kalmadıklarını, bir araya geldikleri her Türk yöneticisinden geçmişleriyle samimi bir şekilde yüzleşmelerini istediklerini hatırlatıyor. Geçtiğimiz günlerdeyse, Yahudi cemaatinin birlik ve beraberliğini gözettikleri için, konuyu yeniden ele alıp “soykırım” tanımlamasında karar kıldıklarını söylüyor.

Yazının en ilgi çekici cümlelerinden biriyse şu: “Bize göre Türk hükümeti Ermenilerle olan tarihlerinin ahlaki sonuçlarını dile getirmelidir. Zira Türkiye, çağımızın büyük mücadelesinde, yani ılımlı İslami bir modelin İslami radikalizmi altettiğini görme çabasında, kritik bir noktada bulunuyor.”

Geri adım yok

Yazının son paragrafıysa, ADL’nin “Ermeni soykırımı” konusunda geri adım atmayı düşünmediğinin açık bir kanıtı. Foxman Türkiye Yahudilerinin iyiliğini düşünmeye devam edeceklerini vurguladıktan sonra “Yine de” deyip devam ediyor: “Türk hükümetini doğru yöne sevk etmeye devam edeceğiz. İyiniyetli insanların bakışımızı anlayacaklarına inanıyoruz ama anlamasalar da yıllardır Yahudilere ve daha geniş kitlelere hizmet etmiş olan kuruluşumuzun temel değerlerine uygun hareket ettiğimize inanıyoruz.”

Özetle, ADL hem Türkiye-İsrail ilişkilerini, hem AKP’nin İslam dünyasına “model” olma potansiyelini, hem de Türkiye Yahudilerinin durumunu hesaba katıyor katmasına ama 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanımlamakta da kararlı. Dolayısıyla ADL ve Foxman’ın “geri adım” atmasını beklemek gerçekçi değil.

Foxman’ın son yazısını haber veren Fahri Ercem’e teşekkürler. Bu yazıya http://www.adl.org/ADL_Opinions/International_Affairs/20070824-BostonJewish+Advocate.htm> linkinden ulaşabilirsiniz.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı