Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Washington’daki temaslarının ardından düzenlediği basın toplantısında ABD Kongresi’ne gelen soykırım tasarısından Kerkük sorununa, hatta Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı. İşte Gül’ün sözleri:
ERMENİ TASARISI
Son Ermeni atağı tüm ilişkilerimizi zehirleyebilecek büyük bir tehdittir. Burada görüştüğümüz herkes “Bu bir Amerikan meselesi değil” diyor. Maalesef demokrasilerin, parlamenter sistemlerin zayıf tarafları var. Bu tasarı herşeyi berbat edebilir. Böyle bir şey olursa etkisi geçici olmaz. Türkiye olarak biz buna hazır değildir. Bazı çevreler Türkiye bunun geçeceğini kabul etmiş de nasıl kontrol edebileceğini düşündüğünü ileri sürüyor. Hükümetimiz asla bunu kabul etmiş değildir. Muhakkak önlenmesi gerekir. Tersini hiç düşünmüyoruz. Bu hem bizim, hem de ABD için kötü. Yönetim bu konuda çok duyarlı ama bunu sadece yönetime bırakamayız. Nancy Pelosi ile görüşmemiz olmayacak. Kendisini bu işe çok fazla bağlamış bir hanım. Ama bu demek değil ki ona fikirlerimizi ulaştırmayacağız. Onun yakın arkadaşlarıyla görüşeceğiz.
KERKÜK SORUNU
Irak nasıl küçük bir Ortadoğu ise, Kerkük de küçük bir Irak’tır. Biz burada birlik ve barış istiyoruz. Mezhep çatışmasının etnik çatışmaya dönüşmesinden korkuyoruz. Yoksa kimsenin iç işine karışmak istemiyoruz. Türkmenlerle Kürtlerin çatışmasını istemiyoruz. Biz bu konulara dikkat çekmeye çok öncelerden başladık. Washington’da Kerkük konusundaki hassasiyetlerimize geçen seneye kıyasla daha büyük bir dikkatin olduğunu gördüm. Kerkük konusunda sadece Türkiye uğraşıyor diye de düşünmeyin. Mısır Dışişleri Bakanı ile görüştüm, o da burada Kerkük’ü gündeme getiriyor. Bu artık Türklerin hassasiyeti olmanın ötesine geçti. Yapıcı olmalıyız. Bazen hamaset olacak işleri olmaz yapıyor, düşmanlıklar yaratıyor.
IRAK’TAKİ DURUM
“Irak parçalanıp üç devlet ortaya çıksın” diyen çevreler var. Bunun kabul edilemez ve düşünülemez bir alternatif olduğunda anlaştık. Irak’ın birliğini koruma noktasında ortak bakışımız var. Geçen yıl Sünnileri siyasi sürece katmamızın ne kadar önemli olduğunu daha fazla kabul ediyorlar.
“BURAYA İCAZET ALMAYA GELMEDİK”
“Seçimlerden önce gidiyorlar, icazet alıyorlar” diyenler var, ama bunlar çok küçük şeyler. Ben buraya siyasi parti temsilcisi olarak değil Türkiye’nin Dışişleri Bakanı olarak geldim. Önemli konuları görüşüyorum. Bize değer verilmesi Türkiye’ye değer verilmesidir. Hükümetimize verilen destek Türkiye’ye verilen destektir.