Kerkük'e niye atıf yok?

12.01.2007 Vatan

    Her ne kadar Bush, konuşmasında adını anmadıysa da basına dağıtılan resmi Amerikan belgelerinde yeni Irak stratejisinin temel unsurlarından biri olarak PKK ile mücadele de anılıyor. Amerikan yönetimi bir yandan Iraklılardan PKK’ya karşı çabalarını artırmasını isterken, diğer yandan Türkiye ile Irak arasında ilişkilerin düzelmesi için bilfiil gayret göstermeyi taahhüt ediyor. Bununla birlikte Kerkük konusuna doğrudan hiç atıfta bulunulmamasının Ankara’yı rahatsız edeceği de açık. Yine de Türkiye’nin ABD’nin gözünde bir ölçüde değer kazandığını söyleyebiliriz. Bunda Bush’un bütün ısrarlara rağmen İran ve Suriye ile diyaloga itibar etmemesi, hatta Tahran rejimini nerdeyse baş düşman ilan etmesi de etkili olmuşa benzer.

Yeni stratejide, eski Baas üyelerinin yönetime katılması, petrol gelirinin adil dağıtımı, bir yıl içinde yerel seçimlerin yapılması ve Şii milislerin de silahsızlandırılması gibi Sünnileri sisteme katmaya yönelik birçok adım öngörülüyor. Bunlar Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün gibi Sünni ülkeleri ve tabii ki Türkiye’yi de memnun edecek hususlar.

Ancak Şiiler, hatta Kürtler bu konularda samimiler mi? İsteseler de, mesela Mukteda el Sadr’ı ve Mehdi Ordusu’nu tasfiye edebilirler mi? Zaten planın en büyük zaafı esas sorumluluğu Iraklılara yükleyip Amerikalılara “destek” fonksiyonu biçmesi. Çünkü Washington’da, Bush’un en yakın çevresi de dahil Maliki’ye güvenen pek kimse yok gibi. Dolayısıyla yeni planın hemen hemen hiç şansı olmadığı düşünülüyor. Bush’un görev süresi bitene kadar Irak’tan çekilmeyip bütün yükü yerini alacak olan (muhtemelen Demokrat) Başkan’a yükleyeceği, bu arada daha fazla Amerikan askeri ve parasını da heder edeceği yorumu yapılıyor.




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
28.05.2026 Özgür Özel yeni parti kuracak mı?
28.05.2026 Kılıçdaroğlu aradığı adaleti dokuz yıl sonra buldu
27.05.2026 “Bay Kemal”in “Kemal Bey”e dönüşmesinin derin anlamı
26.05.2026 Hani Kürt hareketi CHP'ye karşı Erdoğan'ın yanında saf tutacaktı!
25.05.2026 Özgür Özel kendisini aşıyor
25.05.2026 İslam Özkan yorumladı: Süreç AK Parti’nin aleyhine işliyor
25.05.2026 Seren Selvin Korkmaz değerlendirdi: CHP bugün millete dönüyor
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı