Ruşen ÇakırRuşen Çakır Resmi web sitesi
Facebook Paylaş
Türkiye'nin ulusal güvenliği tehlikede
29.01.2005 Vatan


Çevirmen olarak görev yaptığı FBI'daki yolsuzlukları ortaya çıkarınca kovulan Sibel Edmonds iddia ediyor: "Bazı Türkler, ABD'deki yarı-resmi kurumlarda çalışıyor görünüp, uyuşturucu, silah, nükleer malzeme kaçakçılığı ve para aklama işleriyle uğraşıyor. Bakanlıklara sızan bu şebeke ulusal güvenlikle ilgili değerli bilgiler elde ediyor
Çevirmen olarak görev yaptığı FBI'daki yolsuzlukları ortaya çıkardıktan sonra kovulan Sibel Deniz Edmonds, bu olay sonrası yaptığı açıklamalarla ABD'nin gündemine oturdu. Sibel Edmonds, 11 Eylül saldırılarından sonra FBI'da bazı gizli belgelerin hasır altı edildiğini öne sürüyordu. Sibel'in iddiaları bununla da bitmiyor. Sibel Edmonds, VATAN'a yaptığı açıklamada, bazı Türkler'in ABD Savunma Bakanlığı'nda uluslararası bir şebeke adına faaliyet gösterdiğini söyledi. Ve bu şebekenin Türkiye'nin aleyhine işler çevirdiğinin de altını çizdi. Sibel Edmonds'un çarpıcı açıklamalarına geçmeden önce gelin Türk çevirmenin FBI'yı nasıl karıştırdığına bakalım.
Binbaşı kolluyor Sibel Edmonds, 11 Eylül saldırılarından sonra Türkçe çeviri yapmak üzere FBI tarafından işe alındı. Ancak FBI yetkililerinin bütçeden daha fazla pay alabilmek amacıyla işleri bilerek yavaşlattığına şahit oldu. Edmonds ayrıca kendisiyle birlikte çalışan tercümanın bir Türk örgütü adına casusluk yaptığını öne sürdü. Sibel'e göre, Melek Can Dickerson adlı tercüman ve Amerikalı eşi Binbaşı Douglas Dickerson, ABD Savunma ve Dışişleri Bakanlığı'na sızmış yeraltı örgütü bağlantılı bir Türk casusu kolluyordu. Sibel durumu amirlerine bildirince FBI'dan kovuldu. Ancak Sibel, FBI'ı kendisini haksız yere işten attığı gerekçesiyle dava etti. Sibel'in bu isteği "ulusal güvenlik sırları açığa çıkar" gerekçesiyle reddedildi. Olayı yüksek mahkemeye taşıma kararı alan Sibel, geçen hafta önemli bir zafer kazandı. Adalet Bakanlığı Komisyonu Sibel Edmonds'un iddialarının sağlam temellere dayandığı sonucuna vardı. Sibel, şimdi büyük bir imza kampanyası başlattı. Amerikan Kongresi'nin olaya sahip çıkmasını ve "devlet sırrı" diye gizlenen bilgileri kamuya açıklamasını hedefliyor. Edmonds'un FBI'ye yönelik eleştirilerinden en hayatisi ve Türkiye'yi ilgilendireni şöyle özetlenebilir: "Bazı Türkler, ABD'deki bazı yarı-resmi kurumlarda çalışıyor görünüp, uluslararası bir şebekeyle irtibat halinde, uyuşturucu, silah, nükleer malzeme kaçakçılığı ve kara para aklama işleriyle uğraşıyorlar.
İşbirliği teklifi ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlığı'na sızmış olan bu şebeke ulusal güvenlikle ilgili çok değerli bilgiler de elde ediyor. FBI Türkçe Tercüme Bölümü'nde benimle birlikte çalışan, yine Türk asıllı Melek Can Dickerson ve eşi Binbaşı Douglas Dickerson da bu kişilerle işbirliği içinde. Hatta beni de aralarına katmak istediler. FBI ise ihbarlarımı ciddiye almak yerine işime son verdi ve böylece casusluğa göz yummuş oldu." Adalet Bakanlığı'nın raporu açıklandıktan sonra konuştuğum Sibel Edmonds sorularımızı yanıtladı. Sibel Edmonds, siz kimsiniz? Türk müsünüz, Amerikalı mı? Amerikan vatandaşıyım. ABD'ye 1988'de geldim. Daha önce Türk vatandaşıydım. Türk vatandaşı olduğumu hiçbir zaman gizlemiş değilim.
FBI'ya niçin ve nasıl girdiniz? Kuruma 11 Eylül saldırılarından sonra tercüman olarak girdim.
FBI ile aranızdaki temel sorun neydi? Elde ettikleri bilgileri Amerikan halkından gizlemeleri; Amerikan çıkarları ve ulusal güvenliğe aykırı eylemler olan kimi yarı-resmi kuruluşlar ve bazı kişiler hakkında gerekli cezai soruşturmaları yürütmemeleri. Melek Can Dickerson ve kocası Binbaşı Douglas Dickerson hakkında gerekli ceza ve casusluk soruşturmasını yürütmemeleri. Bunların her ikisi de ABD'ye ve onun askeri, istihbari sırlarına karşı cürüm içerisindeydiler. Bu faaliyetleri, teröristlerin doğrudan yararlandıkları kara para aklama, uyuşturucu, silah ve nükleer malzeme kaçakçılığıyla istihbarat toplama olarak sayabiliriz. Yüzlerce milyon dolarlardan bahsediyoruz ve böyle olunca işin içine seçilmiş kişiler de giriyor.
İşin içinde Türkler var ki siz Türkçe çevirmen olarak olaya dahil oldunuz. Kim bunlar? Benden isim vermemi beklemeyin. Ama Türkiye'yi çok seviyorum. Şunun farkına varmalılar: Benim şikayet ettiğim suç eylemleri aynı zamanda Türk halkının çıkarlarını ve Türkiye'nin ulusal güvenliğini tehdit ediyor. Türk hükümeti, mutlaka benim şikayet ettiğim kişilerin suç faaliyetlerini soruşturmalıdır.
Bana isim sormayın Peki nasıl yapacaklar? Çünkü isim vermiyorsunuz... Ben bütün isimleri devletin ilgili birimlerine verdim, onlardan öğrenebilirler.
Bundan sonra ne olacak? Şu anda dilekçem için imza topluyoruz. Hedef Amerikan Kongresi. Kongre'de kamuya açık soruşturma ve duruşmaların yapılmasını talep ediyoruz. Adalet Bakanlığı ve FBI'nin gerekli düzeltmeleri yapmalarını istiyoruz.
Yeniden FBI'de çalışmak istiyor musunuz? Evet. Ama öncelikle, acil olarak gerekli reformların yapılmasına vesile olmayı diliyorum. Bu reformlar benim güvenliğim için gerekli.

Sibel Edmonds kimdir? İran'da doğdu, Türkiye'de yaşadı ABD vatandaşı oldu Sibel'in ilginç bir yaşam öyküsü var. 1970 yılında, Azeri babasının doktorluk yaptığı İran'da doğdu. 2.5 yaşında Türkiye'ye döndüler. Babası Türk vatandaşlığına geçince eşinin soyadı olan 'Deniz'i aldı. Deniz ailesi Sibel beş yaşındayken yeniden İran'a yerleşti. 1981'de kesin olarak Türkiye'ye dönüş yaptı. 18 yaşında ABD'ye gelen Sibel, George Washington Üniversitesi'nde psikoloji ve ceza hukuku okudu. George Mason Üniversitesi'nde kamu siyaseti mastırı yaptı. Çocuk mahkemelerinde staj yapan Sibel, ardından FBI'a iş başvurusunda bulundu. Şubat 2001'de FBI'yi aradığında, kendisine dosyalarının kaybolduğu söylendi. 11 Eylül 2001 terörist saldırılarından üç gün sonra evine bir telefon geldi ve Sibel'e "En erken ne zaman işbaşı yapabilirsin?" diye soruldu. O andan itibaren FBI'de Türkçe, Azerice ve bazen de Farsça tercümeler yapmaya başladı.

SON YAZILARIM
Facebook Paylaş
Adres: Metis Yayınları İpek Sok. No: 5 34433 Beyoğlu / İstanbul
Tel: +90 212 245 46 96 E-posta: rusen@rusencakir.com