Yeni 11 Eylül'ler ve 15-20 Kasım'lar kapıda
11.08.2006 Vatan
Daha önce defalarca olduğu gibi İngiltere'deki terör operasyonu da fos ya da abartılı çıkabilir. Bunun, dünyanın dikkatini Ortadoğu'dan, dolayısıyla İsrail'in teröründen çekmek için tertiplenmiş bir komplo olduğuna inananlar da vardır muhakkak.
Doğru ya da yanlış, bu operasyon bize ne zamandır unuttuğumuz bir olguyu, global terörü, dolayısıyla El Kaide'yi hatırlattı. Bu terör şebekesi ne zamandır ses ve video kayıtlarıyla tehditler sıralamaktan başka bir şey yapmıyor. Zaten birçok uzman son dönemdeki etkili terör eylemlerinin çoğunun El Kaide ile organik ilişkisi olmayan kişi ya da gruplar tarafından yapıldığını ileri sürüyor. Buradan hareketle de El Kaide ve Usame bin Ladin'in 11 Eylül gibi operasyonlar düzenleyemeyeceğini savunuyorlar.
E1 Kaidecilerin artık eski güçlerinde olmadıklarına inanmıyorum. Tam da şu günlerde El Kaide'yi hatırda tutmakta yarar var. Çünkü El Kaide eğer çok iddialı bir eylem, hatta eylemler için hazırlık yapıyorsa şu günlerin yeni 11 Eylül'ler için son derece uygun olduğunu düşünüyorum. Çünkü:
El Kaide'nin tam zamanı
1) El Kaide kendi deyimleriyle "Haçlı seferleri ve Siyonizmle mücadele" amacıyla kuruldu. Buna rağmen Tunus ve İstanbul'da sinagoglara saldırma dışında Yahudi ve/veya İsrail hedeflerine hiç vurmadı. Bu nedenle El Kaide, dünyanın, özellikle Müslümanların İsrail'e karşı eleştiri ve nefretinin doruğa çıkmış olmasından herhalde istifade etmek isteyecektir.
2) El Kaide'yi en çok zorlayan hususlardan biri eylemlerde çok sayıda sivilin ölmesiydi. Artık, İsrail'in Filistin ve Lübnan'daki katliamlarını bahane ederek "misilleme" yaptığını söyleme şansı daha fazla olacaktır.
3) İran destekli Hizbullah, İsrail'e karşı direnerek dünya çapında belli bir sempati topladı. Bu sayede Şii İslamcılığın, İslam dünyasında radikalizmin liderliğini yeniden ele geçirdiğini söyleyebiliriz. Bu kuşkusuz El Kaide'yi fazlasıyla rahatsız ediyor.
4) Bu noktada, Irak'ta El Kaidecilerle İran yanlısı Şii grupların çatışmakta olduğunu; El Kaidecilerin çoğunun benimsediği Vahhabilik ya da Selefilik gibi akımların genel olarak Şiiliği İslam dışı gördüğünü akılda tutmak gerekiyor.
Türkiye'nin yeri
15-20 Kasım 2003 tarihlerinde, global teröre karşı ülke olarak bağışıklığımız olmadığını acı bir şekilde gördük. Bazıları kızacak ama şimdi de, "El Kaide bize yeniden saldırabilir mi?" sorusunu sormamız şart.
"Doğru olsa bile bunları söylemek yanlış" mantığıyla çok sert eleştirilere maruz kalacağımı biliyorum. Ama kendimi, yeni saldırı ihtimalinin
hayli yüksek olduğunu söylemek zorunda hissediyorum. Peki neden?
1) El Kaide'nin iki numarası Eymen el Zevahiri yaklaşık iki ay önce Türkiye'yi hedef gösteren bir açıklama yaptı.
2) Türkiye'de Yahudi ve/veya İsrail hedeflerinin sayısı hayli fazla. Örneğin 15-20 Kasım eylemcileri iki sinagoga saldırdı. Daha önce Antalya'ya gelen bir İsrail gemisine saldırmayı planlamışlardı. Suriye asıllı El Kaideci Luai Sakka da aynı gemiye yönelik eylem hazırlığında yakalandı.
3) Türkiye'de İsrail aleyhtarlığı ve en kötüsü Yahudi düşmanlığı giderek tırmanıyor. El Kaide bu tür bir eyleme katılacak Türk bulmakta zorluk çekmeyecektir. Yine bu tür bir eylem sayesinde propaganda da yapmış olacaktır.
"Hem halk, hem hükümet olarak Filistin ve Lübnan'ın yanındayız. Bize niye saldırsınlar ki!" demek yerine, olarak bu riske karşı hazırlıklı olmalıyız.
|