Galatasaray Lisesi, Çiçek Pasajı ve tabii ki Cumartesi Anneleri

26.05.2024 rusencakir.com

Beyoğlu, daha doğrusu İstiklal Caddesi hayatımda çok önemli bir yere sahip. Tünel’den Taksim Meydanı’na kadar bir cadde ve bunun tam göbeğinde Galatasaray Meydanı ve tabii ki Galatasaray Lisesi (GSL).
1972’de İstanbul Çağlayan Ziya Paşa İlkokulu’nu bitirip sınavla GSL’yi kazandım. Hazırlık sınıfını, uzun süre önce Galatasaray Üniversitesi’ne dönüşen Ortaköy’de deniz kenarındaki binada okuduk ve erkek öğrenciler ardından Galatasaray’daki ana binada yola devam ettik. Kısacası 51 yıllık bir tanışıklık, muhabbet ve bağlılık benimki.
Tabii ki öncelikle okula, ama aynı zamanda İstiklal Caddesi’ne, Beyoğlu’na. Bu süre içinde o kadar çok şey değişti ki! Örneğin bizim zamanımızda cadde trafiğe açıktı ve trafik pek de akmazdı. Hep turistikti ama “yerli” turistler daha baskındı. Şimdilerde tersi olduğunu söyleyen, bundan yakınan çok kişi var. Ama eskisi gibi sık gitmesem de Beyoğlu bana göre yine aynı Beyoğlu.

Önce Galatasaray Kongresi
Dün uzun bir aradan sonra gittiğim Beyoğlu’nda bu düşüncem bir kere daha pekişti. Hava sıcaktı, Tünel’den Galatasaray’a doğru yürürken yabancı yoğunluğunu fark etmemek mümkün değildi. Bir de tabii ki polis yoğunluğunu. Öteden beri İstiklal Caddesi’nin polis kaynadığını zaten biliyoruz ama dün özel bir durum vardı: Cumartesi Anneleri’nin bininci buluşması olacaktı ve ülkeyi yönetenler lütfederek Galatasaray Meydanı’na katılımcı sınırlamasını kaldırmışlardı.
Cumartesi Anneleri buluşmasının hemen yanında, yani bizim lisedeyse Galatasaray Spor Kulübü’nün olağan kongresi vardı. Sonuçta, önce liseye gidip bir kulüp üyesi olarak oyumu kullandım. Lisenin bahçesinde Başkan Dursun Özbek ile ilk kez tanışma fırsatım oldu, ayaküstü epey sohbet ettik. Daha sonra, herkesin tahmin ettiği gibi rakibi Prof. Süheyl Batum’un hayli önünde yeniden seçildiğini öğrendik.

Ardından Cumartesi Anneleri’nin bininci buluşması
Okuldan çıkıp Cumartesi Anneleri buluşmasını takip ettim. Önce İnsan Hakları Derneği’nden Sebla Arcan konuştu, ardından kayıp yakınları tek tek söz alıp adalet arayışlarından vazgeçmeyeceklerini anlattılar.
Çok olağanüstü bir kalabalık yoktu. Arcan’a sorduğumda “açık çağrı yapmadık, ondandır” cevabını aldım. Çok anlaşılır bir durum. Zira nice zorlukla gerçekleşen cumhuriyet tarihinin en büyük sivil itaatsizlik eyleminin kesintiye uğramaması temel öncelik olmak durumunda.
Buluşmada ne zamandır görmediğim dostlarım ve meslektaşlarımla karşılaştım. Ne kadar yaşlanmış olduğumuzu fark ettik sanıyorum. Ve tabii onca zaman geçmiş olmasına rağmen Türkiye’nin yaralarının hâlâ sarılmamamış olduğunu.

Ve Çiçek Pasajı
Bir sonraki adım da, liseden dönem arkadaşlarıyla Çiçek Pasajı’nda buluşmak oldu. İki yılda bir kulüp kongresi ve her yıl GSL pilavı sonrası Pasaj’ta buluşmak bir gelenek halini aldı. Dün de pasajın neredeyse tüm dükkanları farklı devrelerden liselilerle dolup taşıyordu.
Dile kolay 52 yıllık tanışıklık, arkadaşlık söz konusu. Çok şey konuştuk ama eve döndüğümde attığımız kahkahalar dışında pek bir şey hatırlamadım. Tek bir olay hariç: Bir arkadaşım, benim de yakından tanıdığım kızının lezbiyen olduğunu deklare edip partneriyle yaşamaya başladığını söyledi. Ben de kendisini tebrik ettim!
“Beyoğlu bana göre yine aynı Beyoğlu” derken öncelikle lisemizi ve tabii ki Çiçek Pasajı’nı odağıma alıyorum. Bu iki yer kaldığı müddetçe Beyoğlu’na bir şey olmaz. Ve aklıma yıllar önce, 10 Mayıs 1978 gecesi pasajın çöktüğünü duyduğumuzda ağladığım geliyor. 
 

Ben kimim?
“Ben kimim?” diye kendime sorduğumda aklıma gelen bazı tanımlamalar: Galatasaray Liseli, solcu, gazeteci, Galatasaraylı, Laz…
Galatasaray Liseli ile Galatasaraylıyı ayırmak şart, zira okulda okuyup, mezun olup başka takımları tutanlar ya da futbolla ilgilenmeyenler çoktur. Hatta, daha önce de söylemiştim, ben okula girdiğimde Fenerbahçeliydim. Bu yüzden GS’li etüt abilerinden epey dayak yemişliğim de vardır. Fakat birkaç yıl sonra solcu, daha doğrusu militan olunca futbol geri planda kaldı. Ve 1981’de cezaevine girip yeniden futbolla ilgilenmeye başlayınca kendimi Galatasaraylı buldum!
Gözaltında kaybolanlar denilince ilk akla gelen isimlerden Hayrettin Eren’i de liseli bir solcuyken tanımıştım. “Hayri Hoca” çok değişik bir solcuydu. Alaycıydı, doğrucuydu. Bizimle “küçük burjuvalar” diye dalga geçerdi.

Çok fazla kişisel bir yazı olduğunu farkındayım daha yazacak çok şey var ama uzatmayayım: İstanbul Türkiye’ye, Istiklal Caddesi İstanbul’a, Galatasaray Lisesi, Çiçek Pasajı ve tabii ki Cumartesi Anneleri İstiklal Caddesi’ne yakışıyor.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
16.06.2024 “AK Parti içindeki gayri memnun kesim” ve “bürokratik vesayet” ile mücadele iddiaları
09.06.2024 Fethullahçı şebekeyle savaşmak için içeride barışa ihtiyacımız var
07.06.2024 CHP’nin yükselişi sürüyor mu? Hatem Ete ile söyleşi
07.06.2024 Ruşen Çakır ve Kemal Can ile Haftaya Bakış (217): Hakkâri Belediyesi’ne kayyum atandı - Akşener’in Beştepe ziyâreti - Fethullahçılık nereye gidiyor?
06.06.2024 Fethullah Gülen’in yeğeni Ebuseleme Gülen ile söyleşi: “Çok günahımız var, îtiraf etmeliyiz”
04.06.2024 Değişen Güneydoğu’dan izlenimler (3): Kürt hareketi ve Kürtlerin yarım kalan “Türkiyelileşme” süreci
03.06.2024 Değişen Güneydoğu’dan izlenimler (2): Erdoğan’ın yarasını ne kayyumlar sarabildi ne de HÜDAPAR
02.06.2024 Değişen Güneydoğu’dan izlenimler (1): Dönüşüm ve değişimin başrolünde kadınlar var
01.06.2024 Değişen Güneydoğu (4) – Van – Neslihan Şedal olaylı seçimi ve dönüşen şehri anlatıyor: “Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez”
31.05.2024 Değişen Güneydoğu (3) Batman: Kadın intiharlarından “Kadın Kenti”ne Gülistan Sönük : “Kayyumlar en büyük tahrîbâtı kadın kurumlarında yapmışlar”
16.06.2024 “AK Parti içindeki gayri memnun kesim” ve “bürokratik vesayet” ile mücadele iddiaları
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
11.02.2016 Hesabên herdu aliyan ên xelet şerê heyî kûrtir dike
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı