İranlı spiker Hamaney ile birlikte rejimin de öldüğünü tüm dünyaya duyurmuş oldu

01.03.2026 rusencakir.com

1989’dan beri, yani 37 yıldır İran gibi bir ülkenin başında olan, onca badire atlatan Ayetullah Ali Hamaney’in 28 Şubat 2026 günü sabah saatlerinde kurmaylarıyla toplantı halindeyken öldürülmüş olması bize çok şey söylüyor:

*  Öncelikle şunu vurgulamak lazım: İran’da devrim çoktan bitmiş, tükenmişti. Hamaney ve destekçileri toplumdan gelen ve rejim içinde belli ölçülerde karşılık bulan bütün reform taleplerini bastırıp kendi ömürlerini uzatmaya çalıştılar. Bu açıdan bakıldığında Hamaney’in ölümünü gözyaşlarıyla duyuran spiker aynı zamanda rejimin öldüğünü de ilan etmiş oldu;
*  İlk hedefin Hamaney olması; Trump’ın İran halkına rejimi devirme çağrısı yapması bu sefer kısa değil uzun vadeli bir savaşın söz konusu olduğunu gösteriyor. Başta Devrim Muhafızları olmak üzere rejimin çekirdek unsurları direnmek için ellerinden geleni yapacaklardır fakat gerek toplumsal rıza üretmede yaşayacakları zorluklar, gerek uluslararası ve bölgesel şartlar, gerek kendi içlerinde yaşamaları kaçınılmaz olan çatışmalar nedeniyle işleri çok zor;
*  Haziran saldırıları sırasında dile getirilen “İranlılarda milliyetçilik çok güçlüdür. İsrail-ABD saldırıları ters teper, İranlıları rejim etrafında kenetler” önermelerinin Hamaney’in kolaylıkla öldürülmüş olduğu gerçeği göz önüne alınırsa, geçerli olacağını düşünmek pek inandırıcı olmaz;
*  İran’a saldırmak için Ramazan ayının ilk günlerini seçen İsrail ile ABD’nin İslam dünyası, Müslümanlar ve İslam dinini aşağılamış olduklarının altını çizelim. Fakat ortada “İslam dünyası” diye bir realite olmadığı ya da kalmadığı için İran’ın yardımına gelecek ya da en azından onunla dayanışma içinde olduğunu beyan edecek etkili bir ülke, kurum vb. ortada yok;
*  Ayrıca İran’ın ilk andan itibaren Körfez’deki neredeyse tüm Amerikan üslerini hedef alması, başta Suudi Arabistan olmak üzere bu ülkeleri iyice ABD-İsrail saflarına itti. Bu ülkelerin İran’da rejimin çözülmesi sürecine her türlü katkıyı vermeleri şaşırtıcı olmayacaktır. Bu durum bölgedeki dengeleri İsrail lehine ve İran aleyhine iyice değiştirecektir;
*  Haziran saldırılarını İsrail başlatmış, ABD sonradan dahil olmuştu, bu kez yine İsrail ön planda ama ABD de başından itibaren savaşın içinde. Bu da bize İsrail’in ABD desteğiyle bölgenin yeni hegemon gücü haline getirilmek istendiğini gösteriyor;
*  Hamaney ve diğer üst düzey isimlere yönelik saldırılar, İsrail ve ABD’nin rejim içerisinde üst düzeyde casuslara sahip olduklarının kanıtı;
*  İran rejimi varlığını sürdürebilmek için önceliği içeriye vermiş, bütün imkanlarını toplumu sıkı bir denetime almak ve itirazlarını bastırmak için kullandı. Örneğin son protestolar sırasında binlerce İran vatandaşı katledildi. Ama bu mekanizmanın dışardan gelecek saldırlara karşı bir işe yaramadığı ortaya çıktı;
*  İran rejimi, kendisini korumak için bölgedeki bazı hareketleri, örgütleri, hatta devletleri destekledi. Ama 2025 haziran ayındaki İsrail saldırıları bu “saadet zinciri”ni de büyük ölçüde kopardı. Bu aşamadan sonra İran rejiminin kendi derdine düşeceği aşikârdır;
*  Dolayısıyla bölgede gücünü esas olarak İran’dan alan ülke, örgüt ve hareketler iyice zor durumda kalacaktır. Bu bağlamda sırada Irak’taki İran yanlısı örgütler geliyor;
*  Bu saldırılardan kısa süre önce İranlı Kürt grupların rejime karşı ortak cephe kararı aldıklarını unutmamak lazım.
*  Türkiye’nin bu durumdan çok olumsuz etkileneceği muhakkak. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sağduyu ve aklıselim hâkim olmaz, diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıyadır” sözlerinin hafif bile kaçtığını, “Buna izin verilmemelidir” sözlerinin ise bir muhatabı olmadığını söylemek gerek. Kim izin vermeyecek? Olmayan “İslam dünyası” mı? Dostunuz Trump mı?
*  Son günlerde İsrail’den bazı seslerin “İran’dan sonra sıra Türkiye’de” minvalindeki sözlerini ciddiye almak gerekir. Ama içerde rakiplerine savaş açmış bir siyasi iktidarın dışardan içeriye doğru sızma ihtimali olan bir savaşa karşı yapabileceği pek bir şey yok. Evet Türkiye’nin acilen “iç cepheyi tahkim” etmesi şart. Bunun için de kutuplaşma siyasetinden vazgeçip, çoğulcu demokrasiye ve hukuk devletine dönmemiz elzem.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
01.03.2026 İranlı spiker Hamaney ile birlikte rejimin de öldüğünü tüm dünyaya duyurmuş oldu
28.02.2026 Öcalan'dan buraya kadar
27.02.2026 Bir yıl sonra yine İmralı’dan gelecek açıklamayı beklerken
23.02.2026 Hafta Başı (71): ABD İran'a saldırırsa... | Ortak rapor ve sürecin devamı
22.02.2026 Kürt siyasi hareketinin başarısız “süreç” sınavı
21.02.2026 Yeni dinsel hareketler Türkiye’de niçin etkili olamıyor?
20.02.2026 Yine yeniden: Din elden gidiyor
20.02.2026 Haftaya Bakış (305): Komisyon raporu bize neler söylüyor? | İmralı'ya gazeteciler gidecek mi?
19.02.2026 Burak Bilgehan Özpek ile söyleşi: CHP oyuna mı geldi?
19.02.2026 Vahap Coşkun ile söyleşi: TBMM komisyonu görevini yerine getirdi mi?
01.03.2026 İranlı spiker Hamaney ile birlikte rejimin de öldüğünü tüm dünyaya duyurmuş oldu
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı