SOL VE İSLAM/1 Birikim’den eski bir tartışmaya yeni soluklar

13.03.2010 Vatan

Kendisini “aylık sosyalist kültür dergisi” olarak tanımlayan Birikim, 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle ortaya çıkan 9 yıllık mecburi kesinti sayılmazsa tam 35 yıldır yayınlanıyor ve bu Şubat ayında 250. sayıya ulaştı.

100. sayısı için hazırlanmış özel dosyada Birikim’i “Türkiye solunda cevap vermekten çok soru sormanın daha önemli olduğunu düşünen veya hisseden kişilerin kendilerini en rahat ve özgürce ifade edebildikleri bir platform” olarak tanımlamıştım. Aradan geçen zaman içinde bu özelliğini büyük ölçüde koruduğunu düşünüyorum. Birikim’de ilk kez 1991 yılı Şubat ayında, 22. sayısında yazım çıkmıştı. 2007 Nisan ayındaki Hizbullah yazımdan beri yazı yazamadığım için üzülüyor, ama merakla, ilgiyle, tartışarak ve öğrenerek izlemeye devam ediyorum. Ve bu dergiye emeği geçen herkese bir kez daha çok teşekkür ediyorum.

Birikim’in 250. sayısının ana dosyası “Sol ve ilahiyat” başlığını taşıyor. Solun genel olarak dinlerle, özel olarak da İslamiyet’le ilişkisini (ve ağırlıkla ilişkisizliğini) ele alan bu sayıda çok sayıda ilginç ve ufuk açıcı yazı var. Örneğin sinemacı Sırrı Süreyya Önder, Türkiye’deki sol İslamcılığın önde gelen isimlerinden İhsan Eliaçık’tan geniş biçimde yararlanarak, Hz. Muhammed’e ilk inananlardan Ebu Zerr’den başlayıp değişik dönemlerde egemen baskıcı düzenlere kafa tutmuş olan dindarları bize anlatıyor ve “Müminin celadetine ne oldu?” diye soruyor.

Kazım Özdoğan ile Görkem Özizmirli, ayrı ayrı yazılarda, özellikle Latin Amerika’da bir dönem çok etkili olan ve izlerini hâlâ güçlü bir şekilde sürdüren “Özgürlük Teolojisi” (Kurtuluş İlahiyatı da denebiliyor) hareketini ve bunun benzerinin İslam coğrafyasında mümkün olup olmadığını tartışıyorlar. Hem “feminist”, hem “solcu” duruşuyla öteden beri Türkiye’deki İslami hareket içinde özgün bir ses olan Cihan Aktaş’ın yazısının tek başına başlığı bile çok şey anlatıyor: “Halkın sesinde Hakk’ın sesini aramak: ‘Lâ’ya da sürekli devrim.”

Bir ödev

Dosyada Ömer Laçiner, Murat Utkucu, Tuncay Birkan, Mustafa Tekin ve Yasin Durak’ın da yazıları yer alıyor. Bunlardan Utkucu’nun “Aynı trende: İslam ve sosyalizm” yazısının sonundaki bir anekdottan, 1989’da Ankara-İstanbul arasındaki bir tren seferinde solcu bir üniversite öğrencisinin iki çocuklarıyla birlikte seyahat eden bir çiftle (anne türbanlı) saatlerce süren muhabbetten söz etmek istiyorum. Bu muhabbette Allah’ın varlığı ya da yokluğu değil başka şeyleri, mesela “kapitalist hayat tarzının gündelik etkilerini, yoksulluğu, paylaşımı, tüketmenin yıkıcı felsefesini...” konuşuyorlar.

Birikim’in bu dosyası yıllardır kafamı kurcalayan ama sürekli bahaneler bularak yazmayı ertelediğim bir konu, sol ile İslam ilişkisi üzerine artık yazma konusunda bana cesaret verdi. Daha doğrusu bu “ödev”den daha fazla kaçamayacağımı artık kabullenmiş haldeyim. Bu bir “ödev” zira 25 yıllık gazetecilik yaşamımda ağırlıklı olarak İslami hareketler üzerine çalıştım. Türkiye’nin ve dünyanın birçok yerinde farklı meşreplerden İslamcıyla tanıştım, konuştum, röportaj yaptım ve buna bağlı olarak değişik ülkeler ve mesleklerden konuyla ilgili çok sayıda kişiyle bu konuyu tartıştım.

1990’da ilk kitabım Ayet ve Slogan yayınlandıktan hemen sonra İslam dünyasında sol/sosyalist hareketler üzerine yeni bir çalışma yapmaya niyetlendim. Epey bir malzeme topladıktan sonra, büyük ölçüde karşılaştığım trajik tablonun da etkisiyle bu projeyi rafa kaldırdım.

Bu uzun girişten sonra kendi deneyimlerim ışığında sol ve İslamiyet ilişkisi üzerine bir dizi makale yazacağımı ilan ediyor ve ilk yazı yarına diyorum.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

YAZI DİZİSİ
1 SOL VE İSLAM/1 Birikim’den eski bir tartışmaya yeni soluklar 13.03.2010
2 SOL VE İSLAM/2 Sol İslam gerçeğini anlamak istemedi 14.03.2010
3 SOL VE İSLAM/3 Yeşil ve kızıl kuşaklar 15.03.2010
4 SOL VE İSLAM/4 “Kurtulmak yok tek başına...” dedik hiçbirimiz kurtulamadı 16.03.2010
5 SOL VE İSLAM/5 İslam ile solun ortak arayışı: Sosyal adalet 17.03.2010
6 SOL VE İSLAM/6 “İslami sol” mümkün mü? 18.03.2010
7 SOL VE İSLAM/7 Solcular İslami cemaatlerle temas etmeli mi? 19.03.2010
8 SOL VE İSLAM/8 Solculara İslam konusunda pratik öneriler 20.03.2010

Son makaleler (10)
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
28.05.2026 Özgür Özel yeni parti kuracak mı?
28.05.2026 Kılıçdaroğlu aradığı adaleti dokuz yıl sonra buldu
27.05.2026 “Bay Kemal”in “Kemal Bey”e dönüşmesinin derin anlamı
26.05.2026 Hani Kürt hareketi CHP'ye karşı Erdoğan'ın yanında saf tutacaktı!
25.05.2026 Özgür Özel kendisini aşıyor
25.05.2026 İslam Özkan yorumladı: Süreç AK Parti’nin aleyhine işliyor
25.05.2026 Seren Selvin Korkmaz değerlendirdi: CHP bugün millete dönüyor
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı