"15 gününüz kaldı yiyin, için, yağmalayın"

08.07.2007 Vatan

    MHP lideri Devlet Bahçeli Konya’daki mitingte, beklenenin aksine terör konularına hemen hemen hiç değinmedi. Bunun yerine yoksulluk, yolsuzluk ve işsizliği, Konyalı çiftçilerin sorunlarını öne çıkarttı. Bahçeli’nin konuşmasında iki kere, Necmettin Erbakan’ın siyasi literatüre kazandırdığı “rantiyeci” terimini kullanması ve AKP hükümetini “rantiyecilerin, sıcak paracıların çıkarlarına hizmet etmek”le suçlaması dikkat çekti.

Seçime çok az süre kala Petkim’in özelleştirilmesini “giderayak, Ermeni diasporasının finansman babalarına peşkeş çekme” olarak niteleyen Bahçeli hükümete şöyle seslendi: “15 gününüz kaldı. Yiyin, için, yağmalayın. Ne yaparsanız şu 15 günde yapacaksınız. Ama 22 Temmuz hesap vermenizin başlangıcı olacak. Allah’ın izniyle nereye giderseniz gidin sizlerden hesap sormazsam namerdim.”

“AKP’yi destekleyen işadamları, bir kısım medya duysun: AKP’yi nereye kadar desteklerseniz destekleyin, ama Türkiye’yi krize sürüklemeye hakkınız yok” diyen Bahçeli sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni Cumhurbaşkanını, 21 Ekim referandumunu beklemeden, 22 Temmuz’dan sonra TBMM seçecektir. Türkiye’nin huzura, barışa ihtiyacı var. Aklıselimle, ortak akılla hareket etmeliyiz. Sayın Sezer’i seçtiğimiz gibi, kime nasip olacaksa o şahıs etrafında birleşip yeni cumhurbaşkanını seçmemiz lazım.”

’Hanım köylü Başbakan’

AKP çevrelerinin MHP’nin CHP ile koalisyon yapacağı yolunda söylenti çıkardıklarını belirten Bahçeli, Başbakan Erdoğan’a şöyle hitap etti: “Boşuna MHP’lilerin arasına fitne sokmaya çalışıyorsun. Senin iki bastonun var. Biri Erbil’de Barzani, diğeri İmralı’daki PKK elebaşısı. Esas sen, PKK’nın siyasi uzantısı bağımsız adaylarla koalisyon kurmak istiyorsun.”

Başbakan’ın, eşi Emine Erdoğan’ın memleketi Siirt’ten milletvekili seçilmiş olmasıyla “Hanım köylü oldu” diye alay eden MHP lideri yaklaşık bir saatlik konuşmasını “Ne mutlu Türküm diyene” sözleriyle noktaladı.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı