2005 kaos yılı olacak

05.01.2005 Vatan

ABD'nin önde gelen siyaset dergisi Foreign Policy, 2005 yılında dünya siyasetinde büyük karışıklıklar yaşanacağını öne sürdü. "Medeniyetler Çatışması" teorisiyle ünlenen Samuel Huntington'un 1970 yılında kurduğu ve 10 milyon kişiye ulaşan derginin ABD'nin önde gelen dört stratejik danışmanlık şirketine dayanarak verdiği 4 büyük kehanet şöyle:
Suriye'de Esad istifaya zorlanacak Oxford Analytica adlı danışmanlık şirketi 2005 yılının Suriye için rejim değişikliğine kapı açacağı uyarısında bulunuyor. Buna göre Suriye'de rejimin güçlü isimleri, bekleneni veremediği için Beşşar Esad'ı yerinden edecekler. Suriye Devlet Başkanı ya kendi rızasıyla gidecek, ya da istifaya zorlanacak. Esad'a karşı rahatsızlığın nedeni beklenen ekonomik, sosyal ve siyasal reformları bir türlü hayata geçirememesi ve Suriye'yi uluslararası tecritten bir türlü kurtaramaması. Her beş kişiden birinin işsiz olduğu, kişi başı yıllık gelirin 3 bin 300 dolarda kaldığı ülkede halkın yüzde 20'si yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Suriye'de içten içe Esad'a karşı bir hareketin başladığı belirtiliyor. Öte yandan Suriye'de rahatsızlık sadece yoksullarla sınırlı değil. Kentli orta sınıflar da baskıcı rejimi terk ederek daha fazla özgürlük, demokrasi ve dünyaya açılmak istiyor.
İsrail, İran'daki santrali vuracak 7 Temmuz 1981 tarihinde 8 İsrail F-16'sı 80 saniyede İran'ın Tuvetha kentindeki nükleer santraline 13 bomba bırakarak dünyayı karıştırdı. Eurasia Group'a göre İran'ın giderek nükleer bir güç haline dönüştüğünü ileri süren İsrail, benzer bir saldırıyı bu yıl İran'daki Buşehr nükleer santraline düzenleyecek. İsrail'e göre İran'daki 20'ye yakın tesisin en önemlisi Buşehr'deki 1000 mega wattlık santral. ABD ve İsrail istihbaratı 2005'in sonlarına doğru aktif olacak santrallerde 50 nükleer bomba yapılabileceğini belirtiyor. Eurasia Group da İsrail'in durumdan vazife çıkarıp Buşehr'e saldıracağını öngörüyor. Gerekçesi de Filistin saldırılarının ardında İran parmağı bulunması olacak. İran ise İsrail'e misilleme yapacak ve petrol ihracını durduracak. Bu durumda petrolün varili 60 doların üzerine çıkacak.
Çin ile Japonya birbirine düşecek Stratfor araştırma şirketi ise 2005'de Güney Çin Denizi'ndeki petrol yatakları nedeniyle büyük bir rekabetin yaşanacağına dikkat çekiyor. Şu anda bu bölgede 7 milyar varillik petrol saptanmış durumda ve günde 2,5 milyon varillik üretim yapılıyor. Ama bölgenin gerçek rezervlerinin 200 milyar varilin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Öte yandan Asya ülkelerinin petrol ve doğal gaz ihtiyacı hızla artıyor. 2000 yılında günde 14,5 milyon varil olan toplam ihtiyacın 2025 yılında 29,8 milyon varile çıkması bekleniyor ki bunun en az üçte biri Çin kaynaklı. Bu zengin petrol kaynakları nedeniyle sık sık anlaşmazlıklar, kavgalar ve anlaşmalara tanık olunuyor. Çin, Filipinler ile daha önce bir anlaşma imzalamıştı. Şimdiyse Japonya'nın Vietnam'la masaya oturarak Çin'le amansız bir rekabete girmesi bekleniyor.
Nijerya'da dinsel çatışma çıkacak International Strategic Analysis adlı kuruluş Afrika'da, çoğu dinsel temelli iç savaşların kapıda olduğu uyarısında bulunuyor. Buna göre 137 milyon nüfusuyla kıtanın en kalabalık ülkesi olan Nijerya'da, çoğunluktaki Müslümanlar Hıristiyanlar'a saldıracak, bazı etnik gruplar da devlete kazan kaldıracak. Nijerya'da halkın yüzde 50'si Müslüman, yüzde 40'ı Hıristiyan, geri kalanlarsa farklı Afrika dinlerine mensup. Ülke daha önce de Müslümanlar'la Hıristiyanlar arasında kanlı çatışmalara tanık olmuş, defalarca iç savaşın eşiğinden dönmüştü. Ekonomisi petrol gelirlerine dayanan Nijerya'da yaklaşık 250 farklı etnik grup yaşıyor ve bunların bir kısmının merkezi hükümetle ciddi sorunları var. International Strategic Analysis'e göre 1999'dan beri demokrasiyle yönetilen ülkede bir iç savaşın engellenmesi çok zor ve burada patlak verecek çatışmanın Liberya'dan Fildişi Sahili'ne kadar tüm Batı Afrika'yı altüst etmesi de kuvvetle muhtemel.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı