Ruşen ÇakırRuşen Çakır Resmi web sitesi
Facebook Paylaş
2005’de Amerikan kitap piyasası: Çeşit bol ama bereket az
15.01.2006 Vatan


Vatan Gazetesi Kitap Eki
Bir yıl boyunca Washington’dan, İngilizce kitap piyasasını yakından takip etmeye çalışan biri olarak şu değerlendirmeyi yapabilirim: Çeşit ve hareket boldu ama 2005 kesinlikle çok muazzam bir yıl değildi. Şöyle de denebilir: Onca kitap içinde yıllar sonra da okunmayı hak edeceklerin oranı hayli düşüktü. Piyasaya damgasını vuran kitapları üç öbekte toplayabiliriz ki bunların hemen tümünün kökleri 2005 öncesine dayanıyor: Harry Potter’lar, Dan Brown’lar ve Tahran’da “Lolita Okumak”, “Kabil Kitapçısı”, “Uçurtmacı” gibi İslam dünyasında geçen ve Amerikalıların vicdanlarını dindirmeye yönelik “içerden” oryantalist anlatılar. Peki bu yıl yeni olanlar neydi? Önce edebiyattan başlayalım: Kimilerince “İngilizceyi en iyi kullanan yazar” olan İngiliz Ian McEwan’ın (1948 d.) “Saturday” (Cumartesi) adlı 11 Eylül’e ve teröre göndermeler yapan romanı epey ilgi gördü. Ama esas sükseyi, tıpkı 2002’deki ilk romanı “Everything Is Illuminated”le olduğu gibi ikinci romanı “Extremely Loud and Incredibly Close” ile genç post-modernist Jonathan Safran Foer (1977 d.) yaptı. Bret Easton Ellis (1964 d.) “Lunar Park”, Mary Gaitskill (1954 d.) de “Veronica” adlı romanlarıyla dikkat çeken Amerikalı yazarlardı. Ustalardan bir tek, son dönemde kendini George W. Bush yönetimine cepheden saldırmaya adayan Kurt Vonnegut Jr. (1922 d.) “hayatımın son demlerinde bir şişe şampanya” olarak tanımladığı “A Man without a Country” adlı kitapta özyaşamöyküsüyle ilgi odağı oldu. E.L. Doctorow (1931 d.) “The March”, John Irving (1942 d.) “Until I Find You” romanlarıyla pek etkili olamadılar.
Yabancı damgası Geçen yıl edebiyatta “yabancı”ların ağırlığı hissedildi: Jamaika asıllı İngiliz Zadie Smith’in (1975 d.) “On Beauty”, Japon Haruki Murakami’nin (1949 d.) “Kafka on the Shore”, Japon asıllı İngiliz Kazuo Ishiguro’nun (1954 d.) “Never Let Me Go”, Hint asıllı İngiliz Salman Rüşdi’nin (1947 d.) “Shalimar the Clown” romanları çok konuşuldu. Orhan Pamuk da İstanbul’la çıkışını sürdürdü, bu arada “Kar” da cep kitabı olarak basıldı. Bu yılın sürprizi Bulgar asıllı Amerikalı bir akademisyen olan Elizabeth Kostova’nın (1964 d.) tam on yılda yazdığı 600 sayfalık ilk romanı “The Historian”dı. Bu post-modern Dracula öyküsü kısa sürede Türkçeye de çevrildi. 2005’de hiç kuşkusuz çok sayıda macera, gerilim ve polisiye roman da basıldı. Bunlardan sadece ikisine değinmek istiyorum: Elmore Leonard’ın (1925) 40. romanı “The Hot Kid” 1930’ların Oklahomasında geçiyor, Sue Grafton (1942 d.) 23 yıl önce A harfiyle başladığı serisinde “Silence” ile (Sessizlik) S’ye geldi ve bu kitapta değişik bir şey yaptı. Öyküyü sadece dedektifimiz Kinsey Millhone’un değil diğer kahramanların ağzından da anlattı!
Ciddi konulara eğlenceli bakışlar Edebiyat dışı kitaplarda bizim Dr. Mehmet Öz’ün Michael F. Roizen ile kaleme aldığı “You: The Owner's Manual : An Insider's Guide to the Body that Will Make You Healthier and Younger” (Siz: Kullanım Kılavuzu) yok sattı. Dr. Öz’ün hazetmediği, Mireille Guiliano’nun “French Women Don't Get Fat: The Secret of Eating For Pleasure” adlı eğlenceli zayıflama kitabı da. Bu arada Giada De Laurentiis’in “Everyday Italian: 125 Simple and Delicious Recipes” adlı yemek kitabını da atlamayalım. Bir diğer eğlenceli kitap olan “Freakonomics: A Rogue Economist Explores the Hidden Side of Everything”’in yazarları Steven D. Levitt ile Stephen J. Dubner, Amerikan starları arasına katıldılar. Çevreci Jared Diamond “Guns, Germs, and Steel: The Fates of Human Societies” ile çıkmış olduğu zirvede “Collapse: How Societies Choose to Fail or Succeed” adlı eseriyle kalmayı bildi. “Küçük ama önemli şeylerin yazarı” Malcolm Gladwell de “The Tipping Point”deki başarısını Blink : The Power of Thinking Without Thinking ile sürdürdü. New York Times’ın en baba köşe yazarı Thomas Friedman’ın “The World Is Flat: A Brief History of the Twenty-first Century” adlı son kitabı da çok sattı ama ne kadar okundu ve beğenildi şüpheli. Washington Post’tan Bob Woodward ise apar topar Derin Gırtlak’ın öyküsünü yazdı, fakat “The Secret Man: The Story of Watergate's Deep Throat” gazetesinin çok uğraşmasına rağmen pek tutmadı. Gazeteci kitapları arasında dikkati çekenlerin bazılarını şöyle sıralayabiliriz: New York Times’dan Jim Dwyer ile Kevin Flynn’ın İkiz Kuleler’deki can pazarını anlattıkları “102 Minutes : The Untold Story of the Fight to Survive Inside the Twin Towers”; Irak işgali üzerine New Yorker muhabiri George Packer’in “The Assassins' Gate: America in Iraq” ve Washington Post’tan Anthony Shadid’in “Night Draws Near: Iraq's People in the Shadow of America's War”; Kurt Eichenwald’ın Enron Skandalı’nı deştiği “Conspiracy of Fools: A True Story”; Uslanmaz solcu Barbara Ehrenreich’in iş arayan orta sınıf Amerikalı kadın rolünü oynayıp kaleme aldığı “Bait and Switch”; Los Angeles Times’tan Terry McDermott’un 11 Eylül eylemcilerini anlattığı “Perfect Soldiers, The Hijackers: Who They Were, Why They Did It.”
Ajanlar geçidi 2005’de biyografi olarak en başarılı çalışma hiç tartışmasız Kai Bird ile Martin J. Sherman’ın, atom bombasının beyninin çelişki ve çatışmalarla dolu hayatını anlattıkları “American Prometheus: The Triumph and Tragedy of J. Robert Oppenheimer” idi. Ayrıca Jung Chang ile Jon Halliday’in “Mao: The Unknown Story”, Philip Short’un “Pol Pot, Anatomy of a Nightmare” ve Richard Schickel’in “Elia Kazan: A Biography” adlı eserlerinden de söz edilebilir. Geçen yıl birkaç ilginç anı kitabı da yayınlandı. William Queen adlı polis, ABD’nin en berbat motosiklet çetesi Moğollar’ın arasında geçirdiği 28 ayı “Under and Alone: The True Story of the Undercover Agent Who Infiltrated America's Most Violent Outlaw Motorcycle Gang”da anlattı. 11 Eylül’den sonra Afganistan’a ilk giren yedi kişilik CIA timinin lideri Gary Schroen, “First In: An Insider's Account of How the CIA Spearheaded the War on Terror in Afghanistan”, ondan görevi devralan adaşı Gary Berntsen de “Jawbreaker : The Attack on Bin Laden and Al Qaeda: A Personal Account by the CIA's Key Field Commander” adlı kitapları yazdılar. CIA ilkine kolaylık sağladı, ikincisineyse epey zorluk çıkardı.

2005’in olayı: Bir kitap yazdı iki yıl sonra hayatı değişti James Frey (1968), “A Million Little Pieces” (Bir Milyon Küçük Parça) adlı ilk kitabında, yıllar süren alkol ve uyuşturucu bağımlılığını anlatmıştı. 2003’de yayınlanan kitap iyi ve kötü eleştiriler aldı, birkaç baskı yaptı. Ancak geçen yıl Random House Yayınevi, kitaptan tam 600 bin adet birden yeniden bastı. Çünkü ABD’nin en önde gelen TV talk-showcusu Oprah Winfrey, Eylül ayındaki showunda bu kitabı tanıttı. Programın ertesi günü “Bir Milyon Küçük Parça” amazon.com’da birinci sıraya yerleşti. Bir hafta içinde de New York Times’ın listesine en tepeden girdi, hâlâ orda. “Yemeğimi ellerimle yerim, çünkü en iyi dostlarım köpeklerdir. Bokstan hoşlanırım. Ama artık böyle kişiler yazar olmuyor. Ortalık masterlı, yazdıkları anlaşılmayan, ama eğitimli yazarla dolu” diyen Frey mutlu ama “Bir kere Oprah’nın yazarı oldunuz mu ömür boyu Oprah’ın yazarı kalırsınız” diyor. Bu sayede Frey’in “My Friend Leonard” adlı son kitabı da çok satanlar arasına girdi.

Unutmadan Princeton Üniversitesi’nden kıdemli felsefeci Harry G. Frankfurt’un “On Bullshit” (B.k Hakkında); “İlerici” din adamı Jim Wallis’in “God's Politics : Why the Right Gets It Wrong and the Left Doesn't Get It”; Ünlü yazar Joan Didion’un kocasının ölümü ve kızının ölümcül hastalığını anlattığı “The Year of Magical Thinking”; Jonathan Harr’ın Caravaggio’nun kayıp bir tablosunun izini sürdüğü “The Lost Painting”; Ve kadri bilinmemiş Amerikan Başkanı Jimmy Carter’ın herkesi ahlaklı olmaya çağırdığı “Our Endangered Values” adlı son kitabı.

SON YAZILARIM
Facebook Paylaş
Adres: Metis Yayınları İpek Sok. No: 5 34433 Beyoğlu / İstanbul
Tel: +90 212 245 46 96 E-posta: rusen@rusencakir.com