Alişer Delek: “Kılıçdaroğlu kurultayı bir yıldan önce yapmaz”

09.06.2026 medyascope.tv

9 Haziran 2026’da medyascope.tv'de yaptığımız söyleşiyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Ruşen Çakır: Alişer’e ilk soracağım soruyu şimdiden söyleyeyim. 21 Mayıs'tan bu yana yaptığımız yayınların hemen hemen hepsinde Alişer, yeni partinin yolda olduğunu söylemişti. Bugün itibarıyla bakalım yeni parti olayı iyice netleşti mi onun kafasında? Evet, duydun mu soruyu?
Alişer Delek: Duydum duydum. Sana şöyle cevap vereyim. Mesela şimdi ben tabii Ankara'dayım, Meclis’teyim. Grup toplantısı öncesinde vekiller sabah 9-9.30 gibi gelmişlerdi. Ben de oralarda gezerken çoğuyla konuşma fırsatım oldu. Genel başkan yardımcılarının bazılarıyla da konuştum. Yeni partiyi soramıyorsun tabii. Yani ona böyle tam net yanıt vermiyorlar. "Bunu şimdi konuşmak doğru değil" falan diyorlar da. Şunu sordum mesela; "Bu salıyı aştınız. Kemal Kılıçdaroğlu gelmiyor. Haftaya salı ne olacak?" dedim. "Bakarız" diyorlar. Bilmiyorlar. Bak, bugün bir kriz ötelendi de bu devam edecek. Şimdi perşembe günü Özgür Özel tarafı diyor ki: "Biz parti meclisinde 2-3 tane üyeyle öndeyiz." Kemal Kılıçdaroğlu tarafı: "Biz öndeyiz" diyor parti meclisinde. Yani haftada iki üç kere bir kriz yaşayacağız. Şimdi bir de bunlara şunu da ekleyelim: Kemal Kılıçdaroğlu cephesinden bir bilgi olarak söyleyeyim; bu hafta disiplin süreci başlayabilir bazı isimler için. Yani adımlar atılıyor. Bu yara dikiş tutmaz artık yani, çok zor. Onun için ben ayrı bir parti meselesini görüyorum. Özgür Özel'in bugünkü konuşmasında da biraz ‘‘kritik eşik, geri dönülmez şekilde aşılmasın’’ gibi biraz Türkçesi bozuk bir cümle kurdu, burada anlamakta zorlandık ama ‘‘kritik bir eşikteyiz, geri dönülmez yollara girmeyelim’’ gibi bir şey söyledi.

Ruşen Çakır: Peki, sen sabahtan beri oradasın; belli bir ana kadar her iki liderin de grup toplantısı yapmak için Meclis’te olacağı bekleniyordu. Ama belli bir anda Kılıçdaroğlu'nun Genel Merkez’de yapacağı haberi geldi. Sen bunu nasıl yorumluyorsun? Yani Kemal Kılıçdaroğlu niye ısrar etmedi, niye gitmedi? Yani bu çok basit bir şekilde "gerginlik olmasın, bu CHP'ye zarar verir" gibi bir yaklaşım mı?
Alişer Delek: Mansur Yavaş, Mansur Yavaş etkisi.

Ruşen Çakır: Nasıl yani?
Alişer Delek: Mansur Yavaş için seninle konuşurken "kingmaker" diyordum. O hâlâ bence öyle de, şimdi "game changer". Mansur Yavaş'ın sosyal medya paylaşımını görmüşsündür. Yani Kemal Kılıçdaroğlu'na belki de ilk defa; hani hep denir ya, "tepkileri görmüyor, önemsemiyor, geçer bunlar" falan diyorlar ya; ilk defa sokaktaki tepkinin, Mansur Yavaş gibi parti içerisinde önemli, Kemal Kılıçdaroğlu'nun önem verdiği birisi tarafından sosyal medyada yansımasını gördük yani ve bunu kamuoyuna açık yaptı. Telefonla arayıp falan söylemedi. Yani "yapmayın, gelmeyin" gibi bir şey söyledi. Kemal Kılıçdaroğlu da cevabında zaten onu alıntılayarak bir cevap verdi: "Tamam" dedi. Hani "parti bizim partimiz, büyük bir zarar vermeyelim" falan gibi. Yani orada Mansur Yavaş'ın, doğrudan onun yaptığı bir şey değilse bile, Mansur Yavaş sokağın tepkisini artık Kemal Kılıçdaroğlu'na "al da gör" dercesine... Kamuoyunun önünde bir de bunu yaparak; yani arayıp söylemiyor mesela, "Kemal Bey bugün gelmeseniz daha doğru olur, yapmayın, etmeyin" demiyor. Onun yerine sosyal medyada ulu orta yapıyor. O da oradan bir siyaset üreterek yapıyor. Biraz Mansur Yavaş'ın orada bir etkisi var. Kemal Kılıçdaroğlu'nun ona cevap vermesi, ona cevaben gelmeyeceğini açıklaması önemli. Ama dediğim gibi, bu salıyı aştık. Haftaya salı ne olacak? Perşembe günü parti meclisinde ne olacak? Disiplin süreci başlatacağını söylüyor Kemal Kılıçdaroğlu tarafı bu hafta ve bu mutlak butlan meselesiyle ilgili; ayrıyeten bugün yaşananlarla da ilgili diye bir şey de duydum. Yani dolayısıyla artık diğerlerinin gitmesi için, Kemal Kılıçdaroğlu'nun koltuğunu güçlendirmesi için süreci başlatıyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının tamamına da bakma fırsatın olmuştur tabii ki.

Ruşen Çakır: Canlı dinledim.
Alişer Delek: Şeyi fark ettin mi peki? Çok garip bir şey oldu medya açısından. Bütün kanallar, hani bu 20 tane kanal vermek için hazırlandı ama Erdoğan girdi.

Ruşen Çakır: Evet.
Alişer Delek: Erdoğan girince taca çıktılar. Gene Halk TV ve Sözcü verdi. Kemal Kılıçdaroğlu gene yani medyada biraz daha şey yapabilen... Halk TV de bir gitti, geldi bu arada; bir çıktı sonra geri geldi falan. Sözcü daha uzun verdi. Ben de oradan gördüm. Yani gene Kemal Kılıçdaroğlu açısından da garip bir şey oldu. Tabii şimdi hepsi onu konuşuyor. Önümüzdeki birkaç gün de onu konuşacaklardır. Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması, bugün bunu grupta yapsaydı parti içi meseleye belki de bir değinip geçecekti, siyaseten bir şeyler anlatmaya çalıştığını artık görüyorum. Bir önceki bayramdaki cumartesi konuşması değil. Kürtlere göz kırptı. "Zamanında söylemiştik" dedi, "Meclis’te olur bu işler. Şimdi dediğimiz yapılıyor" dedi. Bölgesel çerçeveler çizdi. ‘‘Bana ‘sarayın adamı’ diyorsunuz. Erdoğan'ın forsunu buraya siz koydunuz’’ dedi. Hem biraz kendisine yönelik eleştirilere yanıt verdi hem de bu yanıtı verirken de Özgür Özel tarafına "sen böyle yapmıştın, bense böyle yapmıştım" dedi. "Müzakere edilmez, mücadele edilir" dedi. Normalleşmeyi söyledi. "Beşli çeteyi hiçbir zaman eleştirmedin" dedi. "Sarayı ne zaman eleştirdin?" dedi. Bir de hani o bunları böyle siyaset, belli ki bir çizgi yapıyor artık. Cumhuriyet Halk Partisi'nin içerisinde gönülleri kazanmaya yönelik, kendisine yapılan eleştirilere yavaş yavaş yanıt vermeye yönelik bir şey var. İsmini şimdi vermeyeyim, daha netleşmediği için söylemeyeyim; bu hafta sonu, cuma ya da cumartesi bir televizyon kanalına da röportaj verecek. Kemal Kılıçdaroğlu kolları sıvadı. Belli ki artık bir şeyler yapmaya çalışıyor.

Ruşen Çakır: Hangi kanala verecekmiş?
Alişer Delek: Abi şimdi ben söylemeyeyim, kesinleşsin. Çünkü görüşmeleri devam ediyormuş. Ama şöyle; iktidara yakın kanallardan bir tanesi değil.

Ruşen Çakır: İktidara yakın kanallardan birisi değilse, zaten Halk TV'nin sahibine adını vermeden çok sert laflar etti, ki 2023 seçimlerinde Kemal Kılıçdaroğlu'na en açık desteği veren kanaldı.
Alişer Delek: Yani neyse, göreceğiz. Öyle söyleyeyim. Benim şimdi onlardan önce açıklamam doğru olmaz. Yani öyle bir şey var. Ben hepsini, bunların hepsini medyanın gelişinden, oluşumundan ziyade şuraya koyuyorum: Kemal Kılıçdaroğlu konuşmaya başlayacak. Bu konuşmaları yaparken bir yandan da hani bizim söylemeye utandığımız "pavyonlarda delege satın alınması" falan gibi laflar etti. Kemal Kılıçdaroğlu iddianamelerin hepsini kabul etmiş. Yani daha mahkemelerde karşılığı olmayan, mahkemelerin karara bağlamadığı iddianamelerin hepsini kabul etmiş bir kere. Yani mutlak butlan meselesinde kurultaya dair, İstanbul İl Kongresi'ne ve 38. kurultaya dair hepsini kabul etmiş. "Pavyonlarda delege satın aldınız" dedi, "onu bunu yaptınız" dedi. Hani televizyon kanallarında böyle konuşulan şeylerin hepsini, yandaş kanallarda, kabul etmiş. Onlarla devam edecek. Ama üstüne bir de bu süreçte, yani şimdi ‘‘siyaset üretiyor’’ dedim ya, bir şeyler yapmaya çalışıyor; bunları yaparken attığı her hamleden karşı taraftan gelen tepkilere de bir disiplin süreci başlatılacak. Bugün yaşananlarla ilgili bir disiplin süreci olma ihtimali var ya da karşı tarafı kızdırmaya yönelik hamleler olma ihtimali var. Çünkü ben hep şöyle görüyorum: Kemal Kılıçdaroğlu "Ben niye bunları atacağım? Bunlar kendileri gitsin" diye köşeye sıkıştırıyor. Özgür Özel ve ekibi de bence "Biz baba ocağını terk eden olmayalım, kovsun bizi" diyor.

Ruşen Çakır: Tam onu soracaktım. Sen bugün grup toplantısını canlı olarak izledin değil mi Özgür Özel'in?
Alişer Delek: Evet evet.

Ruşen Çakır: Zaten şeylerle de konuştuğunu söyledin. Nasıl bir ruh hali görüyorsun? Yani bunu şey anlamında sormuyorum; "yeni parti kuracaklar mı kurmayacaklar mı" anlamında sormuyorum. Daha böyle bir psikoloji olarak, kendilerinin güçlü olduğunu mu düşünüyorlar, yoksa bir kırıklık, tedirginlik gözledin mi?
Alişer Delek: Karışık. Yani böyle komple herkes için aynı şeyi söyleyemem. Vekillerde, Dikmen Kapısı’ndaki CHP'lilerde de yani halk diyeyim, CHP'li seçmende de daha büyük bir motivasyon var; "daha büyük işler yapılmalı." Öfke daha çok, duygusal tepkiler çok daha fazla. Bu da beraberinde "ayrı parti yapacaksak yapalım" yürüyüşünü beraberinde getiriyor. Biraz daha böyle yukarıda, yönetimde olanlar, Özgür Özel'in daha yakın kadrosundaysa mesela haftaya salı ne olacağının yanıtı da yok. Üzerine ayrı partinin zorluklarının da farkındalar. Belki de çünkü ayrı parti ya da ne bileyim iddianamelerde onların adlarının geçiyor olması falan gibi zorlukların da farkındalar. Yani şunu çok net söyleyeyim; Özgür Özel'in yardımcılarından bir tanesiyle daha samimi olduğumuz için şeyi çok rahat konuştuk: "Abi Cumhuriyet Halk Partisi'nden ayrılmak demek yargı süreçlerinin daha da zorlaşması demek, daha da keskinleşmesi demek. Bir dokunulmazlık normalde vekil olarak var, bir de Cumhuriyet Halk Partisi'nde biraz daha var" gibi şeyleri, hani bu gibi yorumları yaptığın zaman katılıyorlar. Ayrı partinin bu zorluğunu da görüyorlar. Ama bu rüzgâr da kolay kolay bir daha yakalanmaz. Şimdi bak, öyle ya da böyle sosyolojik bir şeyden bahsediyoruz. Öfke, o, bu falan. Kemal Kılıçdaroğlu'nun sabrı, her şeyi kırıp dökebilecek bir sabrı var. Öyle bir sabrı var; zamana yayacak. Bu kurultay olmayacak ya, bu kurultayı bir yıldan önce yapmaz Kemal Kılıçdaroğlu. Hani en yapsın 9 ay ve bu delegelerle yapmaz. Onların hepsinde uğraşacak, mücadele edecek, söylenecek. Bunlar Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu tarafa dayatacağı zaman. Bir de iktidarın buraya hamlelerini göreceğiz. Yani yeni iddianameler, fezleke, mevcut devam eden davalar, 20 tane kanalın manipülasyon üretmesi, televizyon kanalının, radyonun, basının manipülasyon üretmesi. Diğer taraf kaldıkça rüzgâr karşılarına dönmez ama arkalarındaki rüzgârın azalacağının da farkındalar. Şimdi yaptılar, yaptılar. Bir iddiayla bugün birkaç kişiye de sordum, gülüp geçtiler. 111 tane vekilin imzası var değil mi son imzalanan kurultay kararında?

Ruşen Çakır: Evet.
Alişer Delek: Haftaya bu sayı azalır.

Ruşen Çakır: Nasıl? Bir daha söyle. Azalabilir mi dedin?
Alişer Delek: Bak, Kemal Kılıçdaroğlu konuştukça, bir şeyler yaptıkça haftaya bu sayı azalır yavaş yavaş. Siyaset böyle abi. Benden daha iyi biliyorsun ya. Belediye başkanlarına Kemal Kılıçdaroğlu kendilerine bir sonraki dönemde de göz kırpsa ve hani kazanma ihtimali olunan yerlerde, Cumhuriyet Halk Partisi'nin adının kazanacağı belediyelerde daha belediye başkanlarının değişimini göreceğiz. Yani siyaset böyledir. Zaman Kemal Kılıçdaroğlu'nun lehine işleyecek. Öbür taraf da rüzgârın azalma ihtimalini gördüğü için birkaç hafta içerisinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun disipline yönelik atacağı bir adım, başka birkaç adımına cevap olarak yeni partinin geleceğine hâlâ inanıyorum ben. Yani o kaçınılmaz bir şey.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
14.06.2026 Kimler tarihin doğru tarafında duruyor: CHP Lüleburgaz mitinginden izlenimler
13.06.2026 “Baba ocağı” diye diye…
12.06.2026 Yeni "yerli ve milli" muhalefet partisi olma yolundaki CHP
11.06.2026 Fatoş Pınar Türker'in onuru işkenceyi yendi
09.06.2026 Alişer Delek: “Kılıçdaroğlu kurultayı bir yıldan önce yapmaz”
09.06.2026 CHP son hız kopuşa gidiyor
09.06.2026 Hafta Başı (85): Özel-Kılıçdaroğlu düellosu
09.06.2026 Vahap Coşkun ile söyleşi: “İki CHP’nin bir arada durabilme ihtimali giderek azalıyor”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
14.06.2026 Kimler tarihin doğru tarafında duruyor: CHP Lüleburgaz mitinginden izlenimler
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı