Bahar geldi ama henüz çiçekler açmadı
09.01.2008 Vatan
Washington kış ortasında sanki baharı yaşıyor. Bu güzel hava sayesinde ABD Başkanı George W. Bush ile Cumhurbaşkanı Abdullah Gül medyanın karşısına, beklendiği gibi Oval Ofis’te değil, Beyaz Saray’ın bahçesinde çıktılar. Bir Türk diplomat, iki liderin görüşmesinin de “çok sıcak bir atmosferde” geçtiğini, “hayli dolu” olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Gül’ün de görüşme hakkında yakın çevresine “beklediğimden de iyi geçti” dediğini biliyoruz.
Verdikleri fotoğraf ve mikrofonlara söyledikleri de, Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir baharın başladığının kanıtları olarak yorumlanabilir. Ama şöyle demek belki daha gerçekçi olacaktır: İlişkiler son beş yılda çok derin bir biçimde tahrip olmuştu, artık tadilat dönemine girdik.
Aslında bunun işaretlerini 5 Kasım günü Oval Ofis’te Başkan Bush ile Başbakan Erdoğan vermişlerdi. Ama o gün gerçekten tarihi bir görüşme yapılıyordu ve gelişmelerin neyi göstereceği belirsizdi. Bu nedenle iki liderin üzerlerindeki gerginlik net bir şekilde hissediliyordu.
Dünkü görüşmenin ise son beş yılda Türk liderlerin Washington’da gerçekletirdikleri temaslardan en belirgin farkı “stressiz” olmasıydı. Tarafların birbirlerine yönelik acil şikayet ve beklentileri söz konusu değildi. Mesela ne Türkiye ABD’yi “PKK’ya karşı bir şeyler yapın” diye sıkıştırıyor; ne de ABD “Hamas’ı Ankara’ya neden çağırdınız?” diye şikayet ediyordu.
Evet şimdilik ortalık sütliman gözüküyor, ama kimse aşırı iyimser beklentilere kapılmasın. Çünkü:
1) Bush yönetimi artık miadını doldurdu. ABD birkaç gündür seçim havasına girmiş durumda. Muhtemelen Demokrat Parti’den ve muhtemelen siyah senator Barrack Obama yeni başkan olabilir. O veya bir başkası, yeni Amerikan Başkanı, 8 yıllık Bush dönemiyle bağlarını büyük ölçüde koparmak ve ciddi değişikliklere yönelmek isteyecektir. Yeni başkanın Türkiye’ye ilgisi ve hakkındaki bilgisi ilişkilerin geleceğinde çok etkili olacak ve bugünden bu konuda yorum yapmak için çok erken.
2) Türkiye ile ABD arasında Ortadoğu başta olmak üzere birçok temel konuda çok temel görüş ayrılıkları söz konusu ve bunların kısa vadede hallolacağına dair somut işaretler yok.
3) Bush yönetimi, AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı Gül ile çalışmak zorunda ama ilk tercihlerinin bu olduğu ve onlara tam olarak güvendikleri söylenemez. AKP ve Gül’ün de, resmi söylemler bir kenara bırakılacak olursa, çok fazla Amerikancı oldukları ileri sürülemez.
4) Türkiye’nin Amerikan karşıtlığında belki de dünya şampiyonu olduğu hesaba katılacak olursa yaraları sarmak için Beyaz Saray bahçesinde daha çok fotoğraf çektirilmesi gerekeceği açıktır.
5) Washington’un, PKK’ya karşı verdiği istihbarat desteği karşısında Ankara’ya “siyasi çözüm” dayattığı söylentileri ilişkileri ciddi olarak tehdit ediyor. Dün Gül basın toplantısında böyle bir dayatmanın asla söz konusu olmadığını vurguladı. Ancak Amerikan yönetiminden üst düzey bir isim, Gül’ün basın toplantısından kısa sure sonra basına yaptığı açıklamada, görüşmede askeri operasyonların tek başına yeterli olmadığının vurgulandığını belirtti ve sorunun kesin çözümü için Türkiye’de yaşayan Kürtlerin ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasi açılardan durumlarının iyileştirilmesinin şart olduğunun gündeme geldiğini, ancak bu konuda ayrıntılara girilmediğini söyledi.
Sonuç olarak erken bir bahar atmosferine girdiğimiz söylenebilir ama çiçeklerin (mesela güllerin) açması için daha beklemek ve en önemlisi çok çalışmak gerekiyor.
|