“Davos fatihi” demeyen “vatan haini” ilan ediliyor

31.01.2009 Vatan

Öncelikle Hamas’ın sivillere yönelik terör eylemlerini eleştirmekle birlikte onu bir “terör örgütü” olarak görmediğimin altını çizmeliyim. Ortadoğu’da Hamas’ı dışlayarak barışın hayal olduğunu, bu hareketin mutlaka sürece dahil edilmesi gerektiğini savunuyorum.

Bu bağlamda AKP’nin dün, seçim zaferinin hemen ardından Halid Meşal’i davet etmesini “cesur bir hareket” olarak övmüştüm, bugün de Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan gibi ülkelerin yüzüstü bıraktığı Hamas’a el uzatmalarını; Filistin halkından en fazla oy almış olan bu hareketle diğer Filistin örgütleri, Batı dünyası ve İsrail arasında bir nevi köprü rolüne soyunmalarını takdir ediyorum.

Her zaman Filistin halkından yana olmam, İsrail devletinin katliamlarını ve zulümlerini eleştirmem, Hamas’ı meşru bir aktör olarak görmem ve AKP’nin Filistin ve Hamas politikalarını ana hatlarıyla destekleyen ender sayıda gazetecilerden olmam (ve hatta bu yüzden onca saldırı, karalama ve hakarete maruz kalmam) Erdoğan’ın önceki gün Davos’ta sergilediği davranışı kayıtsız şartsız desteklememi gerektirmez.

Bana göre Erdoğan Davos’ta diplomasi dışına çıkarak yanlış yaptı. Kimileri, tam tersine onun Türk diplomasisinde bir devrim yaptığına inanıyor.

Bana göre Erdoğan Şimon Peres’in tuzağına düştü. Kimileri, ava giden Peres’in Erdoğan tarafından avlandığına inanıyor.

Bana göre Erdoğan, AKP’nin kuruluş sürecinden itibaren haddinden fazla muhatap aldığı Batı’daki Yahudi lobisini bu hareketiyle iyice karşısına aldı ve bunun şu ya da bu şekilde bir faturası olacak. Kimileri, tam tersine Türkiye ve Erdoğan’ın elinin bu sayede daha da güçlendiğini savunuyor...

Bu türden tartışmalar son derece normaldir ve hatta ülkemizde demokrasinin işlediğinin işaretleridir. Fakat birçok konuda olduğu gibi bu sefer de tartışmayı bir kavga, hatta savaşa dönüştürmek isteyen epey kişi var. Erdoğan’ı “Davos fatihi” ilan edenler, aynı görüşte olmayanları bir çırpıda “vatan haini” olarak damgalayabiliyorlar.

İnsan onca hakaret ve tehdite muhatap olunca sormadan edemiyor: “Madem Erdoğan tartışmasız bir şekilde o kadar soylu bir çıkış yaptı, onu göklere çıkartan bu kişiler neden herhangi bir eleştiriye tahammül edemezler?” “Eğer liderlerine sahiden o kadar çok güveniyorlarsa, bu öfke, bu şiddet neden?”

Bundan 15 yıl önce “yükselen liberal İslami dalganın lideri” olabileceğini yazdığım Erdoğan’ın bu misyonu tam olarak benimseyip sindirebildiğinden emin değilim. Onun ve hareketinin etrafında “öteki”ni “cehennem” olarak görenler bulunuyor ve bunların oranı az olsa bile sesleri çok çıkıyor. Daha önemlisi bu “faşizan” çevrelerin Erdoğan tarafından dışlandığına da tanık olamıyoruz.

AKP Lideri kendisinin kesinlikle anti-semitik yani Yahudi düşmanı olmadığını söylüyor ki samimiyetine sonuna kadar inanıyorum. Eğer kendisi de benim samimiyetime inanıyorsa, Davos’taki çıkışının Yahudi düşmanlığını tırmandırdığı yolundaki gözlemimi ciddiye almasını dilerim. Örneğin kendisini eleştirdiğim için aldığım öfke dolu mesajların bazıları Yahudi düşmanlığının en çirkin örnekleriyle dolu. (Onların pisliğine alet olmamak için bunlara yazımda yer vermiyorum.)



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı