Ruşen ÇakırRuşen Çakır Resmi web sitesi
Facebook Paylaş
Dünya ABD'ye rağmen şekilleniyor
28.12.2005 Vatan


2006'da da dünya ABD'nin ve onu yönetenlerin ekseninde şekilleneceğe benziyor. Bu cümleden, "dünyada olan biten herşey Amerikan tezgahı" anlamı kesinlikle çıkarılmamalı. Tam aksine 11 Eylül 2001'den itibaren, istediği kadar dünyanın -şimdilik- tek hâkimi olsun, ABD'nin her şeye kadir olmadığını çıplak gözle görüyoruz. Diğer bir deyişle, dünya ABD'nin isteğinden ziyade, ona karşıt güçlerin arzu ve beklentilerine göre şekillendi, böyle devam etmesi de normal. Bazı temel konularda öngörülerde bulunacak olursak:
Irak: Sünnilerin seçime aktif katılımı dengeleri değiştirmeye aday. Eğer Sünniler yeni mecliste nüfuslarına doğru orantılı temsil edilirlerse, zoraki Şii-Kürt ittifakı çatırdayabilir. Hükümette etkili bir şekilde yer almaları halindeyse Baascı direniş geriler, El Kaide faaliyetleri de ciddi yara alır.
Kürtler: Irak Kürtlerinin bağımsızlık arzusu, reel politiğe kolay kolay yenik düşeceğe benzemiyor. Bu yolda Türkiye ve İran'daki Kürt hareketlerinden destek alabilmeleri şart. Bu nedenle Türk ve İran devletlerinin ve bu iki ülkedeki Kürt olmayan kamuoylarının geliştirecekleri strateji ve politikalar önemli olacak.
Suriye: Başar Esad'ın 2006'ya Suriye'nin başında girebilmesi bir başarıdır. Ama yeni yıl onun için çok daha zorlu geçeceğe benziyor. Baas rejiminin asıl çekinmesi gereken ABD başta olmak üzere Bati değil, kendi halkı. Washington'un Sünni İslamcılığı etkili bir şekilde desteklemesi durumunda bu ülkede bir "yeşil devrim"e tanık olabiliriz.
İran: Benzer bir durum İran için de geçerli. Nitekim son dönemde her Amerikalı yetkili, İran halkına ve sivil toplumuna övgüler düzüyor. Tabii ki öncelikle Kürtlere oynuyorlar. Fuhuş ve uyuşturucunun alabildiğine yaygın olduğu İran'da Mahmud Ahmedinejad yönetimi sosyal sorunları çözmek, insanların karnını doyurmak, istihdam yaratmak ve gençlerin taleplerini karşılamak zorunda olduğunu biliyor. Nükleer silahları bir an önce üretmek ve bu arada zaman kazanmak için başvurulan kışkırtıcı ölçüde İslamcı, hatta "ırkçı" dilin içerde pek bir işlevi yok.
ABD: Bush yönetimi çok ciddi ölçüde sarsılıyor. Başkan Yardımcısı Dick Cheney ve/veya Savunma Bakanı Donald Rumsfeld yerlerinden olabilirler. Bush'un azlini isteyenler de iyice güçleniyor. Bush Irak ve terör için harcadığı kaynakların bir bölümünü ekonomiye aktarabilir, ama bunun da siyasi riskleri yüksek.
Global terör: El Kaide pekala ABD'ye ikinci bir kez saldırabilir. Böyle bir durumda Bush yerini sağlamlaştırabileceği gibi apar topar koltuğunu da kaybedebilir. 2006 "Ebu Musab el Zerkavi yılı" olmaya aday. Galiba Usame bin Ladin'in sağ olup olmadığını bu yıl da öğrenemeyeceğiz. El Kaide'nin gerçek ideologu Eymen el Zevahiri'dense, "global cihad" fikrini kapsamlı bir şekilde işleyeceği bir kitap bekliyorum.
GOKAP ya da BOP: Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi veya eski adıyla Büyük Ortadoğu Projesi'nin 2006'da iyice hız kazanması gerekiyor. Ama yeni yılda bunun yürümesinin mümkün olmadığını görmemiz kuvvetle muhtemel.
Türk-Amerikan ilişkileri: Haziran 2005'den itibaren düzelme yoluna giren ilişkiler, Washington İran ya da Suriye'ye saldırmadığı müddetçe bu minvalde gidecektir. Hiç kuşkusuz ilişkilere damgasını terör (onlar için El Kaide, bizim için PKK) ve Irak vuracak. Türkiye'nin Irak politikasını büyük ölçüde gözden geçiriyor olması olumlu ama ABD PKK konusunda hâlâ bağlayıcı söz vermemeye özen gösteriyor. 2005, ABD Başkanı George W. Bush için tam bir kâbus yılı oldu. Bunun böyle sürmesinin kime ne zararı olabilir ki!

SON YAZILARIM
Facebook Paylaş
Adres: Metis Yayınları İpek Sok. No: 5 34433 Beyoğlu / İstanbul
Tel: +90 212 245 46 96 E-posta: rusen@rusencakir.com