Dünya Müslümanlarına herhalde bundan daha berbat bir bayram hediyesi verilemezdi. Saddam’ı apar topar asanlar, eli kanlı bir diktatörden bir halk, mezhep ve medeniyet kahramanı yaratmak gibi imkansız bir işi becerdiler. Çünkü idamın sadece Irak’ı değil tüm Ortadoğu’yu, hatta dünyayı daha da karıştıracağı açıktır. Üç ayrı risk söz konusu:
1) Medeniyetler çatışması: Saddam’ı öncelikle bir Müslüman olarak görenler idamın arkasında ABD’nin, hatta genel olarak Batı dünyasının ve tabii ki İsrail’in parmağı olduğunu düşünüyorlar. Dolayısıyla idamın İslam dünyasındaki Batı, Amerikan ve Yahudi düşmanlığını daha da tırmandırması mümkün.
2) Etnik çatışma: Saddam’ın Arap olmasını öne çıkaranlar, idamdan birinci derecede İranlıları ve Kürtleri sorumlu tutuyorlar. Dolayısıyla İslamiyete bulanmış ve Saddam’ı kendine sembol edinmiş bir Arap milliyetçiliğinin yeniden boy vermesine ve bölgedeki Arap olmayan halklara karşı düşmanlığı teşvik etmesine tanık olabiliriz.
3) Mezhep çatışması: Saddam’ın Sünni asıllı olmasına vurgu yapanlara göre idamın arkasındaki esas güç Iraklı Şii Araplar ve onların baş destekçisi olan İran. İdamın tetikleyeceği Şii-Sünni çatışması Irak’tan çıkıp tüm bölgeye yayılırsa kimse şaşırmasın.