Erdoğan Peres’in tuzağına düştü

30.01.2009 Vatan

Recep Tayyip Erdoğan’ı, RP Beyoğlu İlçe Başkanı olduğu 1980 sonlarından beri yakından izleyen biri olarak onu çok kez öfkeli gördüm. Ama kendisini dün Davos’taki paneldeki gibi gördüğümü hiç hatırlamıyorum. Diplomasi açısından tabii ki çok şaşırdım, ancak vücut dili, seçtiği kelimeler ve üslubu tam da yıllardır bildiğim, tanıdığım Tayyip Erdoğan’dı. Yani dün en doğal haliyle bir Tayyip Erdoğan vardı karşımızda.

Moderatöre kızmış olduğu açık, ama esas olarak Şimon Peres’e öfkelendiği belli. Bu panele gelirken Peres’e karşı Filistin halkını savunmak için epey hazırlanmış olduğu anlaşılan Erdoğan sanıyorum Peres’in tuzağına düştü.

Peres gibi deneyimli bir politikacının, Erdoğan’ın karakterini, Filistin konusundaki görüşlerini bilmiyor olması mümkün değil. “Hamas teröristir, nokta!” şeklindeki hiçbir şeyi açıklamayan yaklaşımı, son derece küstah ve kibirli bir üslupla, Erdoğan’ın Türk ve İslam dünyasının çoğunluğu tarafından desteklenen tezleriyle alay etmesi provokasyondan başka bir şey değildir.

Evet Erdoğan Peres’in tuzağına düştü ve bu yüzden birçok şey kaybedebilir. Zira Erdoğan, AKP’yi kurduğu andan itibaren, ülke içinde bulamadığı meşruiyeti uluslararası platformlarda aradı. AB üyeliğini, ABD ile stratejik ilişkileri savundu; İsrail’le iyi geçinmeye çalıştı ve Yahudi lobilerinin kapısını ilk günden çaldı. Eğer AKP altı yıldır ülkeyi tek başına yönetebiliyorsa yapmış olduğu bu yatırımların payı epey yüksektir. Yani bu çevrelerle arasının açılması AKP ve Erdoğan’ı zorlayabilir.

Ama Peres’in de bundan çok kazançlı çıkacağını sanmıyorum. Bir kere Ortadoğu’da Türkiye ve İsrail birbirlerine mahkum olan iki ülkedir. Ama İsrail’in Türkiye’ye daha fazla ihtiyacı olduğu da tartışmasızdır. Kısacası ne İsrail’in, ne de onun Batı’daki lobilerinin Türkiye’yi -kim tarafından yönetilirse yönetilsin- kaybetme lüksleri asla yoktur.

Nitekim olayın hemen ardından İsrail tarafının araması ve Peres’in Erdoğan’dan özür dilemesi, gelinen noktadan onların da epey kaygılanmış olduğunu gözler önüne seriyor. Yine de iki ülke arasındaki ilişkilerin dünkü yaşananlardan sonra çok yara aldığını söyleyebiliriz.

Diğer kesin olansa Erdoğan’ın İslam dünyasındaki yıldızının parlamayı sürdüreceğidir. İçerde de İsrail’e karşı tırmanan öfkeyi göz önüne alırsak Erdoğan’ın popülaritesinin artacağını öngörebiliriz.

Fakat AKP ile Türkiye’nin adım adım Batı’dan uzaklaşıp bir Ortadoğu ülkesine dönüşmesinden kaygılanan çevreler de herhalde dün yaşananlardan sonra “artık bu süreç tamamlandı” noktasına varmış olmalılar.

Analizi bir kenara bırakıp “peki sen ne düşünüyorsun?” diye sorulacak olursa: NTV’ye sıcağı sıcağına yaptığım yorumlar üzerine birçok dostum aradı. İçlerinde Erdoğan’ı göklere çıkaranlarla yerin dibine batıranların sayısı nerdeyse eşitti. AKP hükümetinin son yıllardaki Filistin politikasının hemen tüm aşamalarında desteklemiş biri olarak dün yaşananlar karşısında iki arada bir derede kaldığımı itiraf etmek istiyorum.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı