Erdoğan'ın Washington ziyaretini engellemeye çalışanlar var

01.06.2006 Vatan

    Danıştay baskını ABD'de fazla yankı bulmamıştı. Dışişleri Bakanlığı'nın kınaması çok sıradandı. Başka da bir resmi açıklama da gelmedi. Amerikan medyasıysa baskını ve yargıç Mustafa Yücel Özbilgin'in cenazesini haberleştirmekten öteye gitmemişti. Ta ki salı gününe kadar. Çünkü o gün ABD'nin ve belki de dünyanın en etkili gazetesi New York Times'da, yazıişleri tarafından "Türkiye'de şiddetli dönüş" başlıklı çok önemli bir yorum kaleme alındı.

NY Times'in yorumu öncelikle, Türkiye'de bir askeri müdahale ihtimalinin olduğunu kabul etmesi ve Amerikan yönetimini buna "sıfır hoşgörü" göstermesini istediği için önemli. Ayrıca, demokrasi savunuculuğunu övdüğü Başbakan Erdoğan'ı bunu ispata çağırması; Danıştay saldırısının türbanla ilgisinin kesin olmadığını hatırlatması da yazının diğer çarpıcı yönleri. Yazı, Türkiye'nin daha az demokratik olmasını dünyanın kolay kaldıramayacağı cümlesiyle bitiyor ki bunu çerçeveletilip duvara asalabiliriz.

Erdoğan'ın gezisine karşı lobi

Bu kısa ama birçok tartışmalı konunun netleşmesine katkıda bulunmaya aday yazı, herhalde Türkiye ve ABD'de birçok kişi ve çevrenin küplere binmesine neden olmuştur. Türkiye'yi bir kenara bırakıp ABD'ye bakalım. Özellikle Washington'da, yönetime yakın küçük ama belli bir etkisi olan bir grup yeni-muhafazakâr (neo-con) ne zamandır AKP hükümetine savaş açmış durumdalar. Bu çevre Danıştay baskınını hemen "Türk laikliğine karşı İslamcı bir terör eylemi" olarak lanse etti ve AKP hükümetini doğrudan sorumlu tuttu. (Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz'de Sakıp Sabancı Konferansı'nda katil Alparslan Arslan'dan "dinci fanatik" diye bahsetti) Bazıları baskından hemen önce Başbakan Erdoğan'ın Washington'a resmi ziyaret yapmak istediğini hatırlatıp Başkan George W. Bush'un kendisini davet etmeyeceği yolundaki umutlarını açıkça dile getirdiler.

Türk hükümeti Erdoğan-Bush görüşmesinin Haziran ayında olması için uğraşırken, bazı Türkler ve Amerikalılar bu buluşmanın gerçekleşmemesi için yoğun bir lobi faaliyeti yürütüyorlar. Erdoğan'ın İran, Irak vb. konuşmaktan ziyade Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler öncesi "güçlüyüm" mesajı vermek istediğini, bu sebeple Bush ile çektireceği fotoğrafa ihtiyacı olduğunu ileri sürüyorlar. Danıştay baskınının hemen ardından Erdoğan'la görüşmenin, laiklere karşı İslamcıları destekleme mesajı olarak yorumlanacağı uyarısında bulunuyorlar.

"AKP Versiyon 2.0"

"Washington CHP-MHP koalisyonu istiyor" iddialarına, herhalde bunu yazan köşe yazarları bile inanmıyordur. Bazı muhalefet parti liderlerinin ve siyasi liderliğe soyunmak üzere olan bazı şahsiyetlerin Washington'da nabız yoklamak istediklerini, hatta kimi temsilcilerinin, yanlarına bazı köşe yazarlarını da takarak, alt düzey temaslar yaptığını duyuyoruz, ama ufukta AKP'ye bir alternatif gözükmüyor. Geriye galiba AKP'nin yegane alternatifi olarak orduyu görenler kalıyor.

Washington Enstitüsü Türkiye Programı direktörü Dr. Soner Çağaptay da iktidar partisine sert eleştiriler yönelten bir isim. Ama AKP'ye alternatif aramak yerine, bu partinin kendisini yenilemesini istiyor. Dr. Çağaptay, AKP'lilere "modernist İslamcı" olmaktan vazgeçip "laik muhafazakâr" bir parti olmalarını öneriyor. Ve bu yeni partiye "AKP Versiyon 2.0" adını veriyor.

Dr. Çağaptay'ın önerisi ilginç, ama AKP'nin laiklikle bir arada yaşamayı beceremediğine gerçekten inanıyorsanız. Ben şahsen inanmıyorum.




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı