Faslı İslamcı lider Saadeddin el Osmani Washington'daki Carnegie Vakfı'nda bir dizi konferansa katılıp temaslarda bulundu. Bir Amerikalı, "Sizi kimse bilmiyor. 2007 seçimlerinden, zaferle çıkarsanız Amerika'da herkes size 'ikinci Hamas' olarak bakacak. Bunu nasıl aşacaksınız?" diye sorunca El Osmani hemen atılarak "Onlara 'Hamas değil, Türkiye'deki AKP'yiz' yanıtını vereceğiz" dedi.
İktidardan ürküyor
Osmani pek haksız değil, çünkü genel sekreteri olduğu parti de Türkiye'deki AKP ile aynı adı taşıyor. 1967'de kurulup 1999'da bu adı alan parti, bizdeki gibi ağırlıkla İslamcı kadroları barındırıyor. Son kamuoyu yoklamalarında oy oranı yüzde 40'ları aşmış durumda... Fakat bu parti iktidardan ürküyor. 2002'de seçim bölgelerinin yarısında, bir yıl sonraki yerel seçimlerde de yüzde 60'ında aday çıkardı. Rabat, Kazablanka, Tanca gibi garanti olan büyük şehirlerde seçimlere katılmadı.
Aslen bir psikiyatr olan Osmani bize, "Belli ölçüde korktuğumuz doğrudur. İç ve dış koşullar uygun değildi. Yabancıların çekinceleri vardı. Ama koşullar oluşur, seçimleri kazanırsak sorumluluktan kaçamayız." diyor. Osmani, Erdoğan'ı belediye başkanlığından beri tanıyor. Fas gezisinde görüştüklerini belirtiyor. "Bizimle aynı isimli bir partinin tek başına iktidara gelmesi tabii ki güzel" diyen Osmani'ye Saadet Partisi'nin son kongresine katıldığını hatırlatarak, bunun çelişki olup olmadığını soruyoruz.
Türkiye model değil
"Evet AKP'yi seviyorum ama Saadet Partisi'ni de seviyorum. Aralarındaki farklar bizi bağlamaz. Erbakan İslam dünyasında saygı duyulan bir liderdir. Kendisini ziyaret edip saygılarımı sundum" karşılığım veriyor. Osmani, Amerikan dış politikasını sert şekilde eleştirmekten geri durmuyor. Fas'ta Büyük Ortadoğu Projesi'ne karşı çıkan tek parti olmalarıyla övünüyor.
"Türkiye İslam dünyasına model olur mu?" diye soruyoruz. Tereddütsüz şekilde, "Model demeyelim de çok ilginç bir deneyim. Arap-İslam alemindeki dönüşümlerde çok büyük etkileri olduğu, bundan sonra da olacağı kesin" diye yanıtlıyor.