Gül’den Obama’ya Övgüler: Yeni bir çağ açılabilir

11.03.2009 Vatan

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tahran yolunda, yeni ABD Başkanı Barrack Obama ile dünyada yepyeni bir döneme girildiğini; büyük anlaşmazlıkların çözülmesi için yeni fırsatların doğduğunu; bu fırsatların değerlendirilmesi durumunda yeni bir çağ açılacağını ve gerçek anlamda yeni bir dünya düzeni kurulabileceğini söyledi.

Radikal’den Cengiz Çandar, Yeni Şafak’tan Fehmi Koru ve Taraf’tan Amberin Zaman’la birlikte yaptığımız ve yaklaşık 40 dakika süren sohbetten, Obama’nın seçilmesinin Cumhurbaşkanı Gül’ü alabildiğine heyecanlandırıp umutlandırdığı sonucunu çıkarttım. “Kendisinin kitaplarını, daha aday olmadan önce, 2-3 yıl kadar önce okumuştum. Onun seçildikten sonra dile getirdiği tek taraflı hareket etmeme, herkesin fikrini alma, diyaloğa açık olma düşüncelerini öteden beri savunduğunu biliyordum. Samimi olduğunu düşünüyorum. Şimdi de bunun işaretlerini veriyor” diye konuşan Gül ilk örnek olarak Afganistan’ı verdi: “Obama’nın gündeminde ekonomiden sonra ikinci sırada Afganistan’ın yer aldığını görüyoruz. Soruna sadece askeri açıdan da bakmıyorlar. Mesela Taliban içinde konuşulabilecek unsurlarla da görüşülebileceği noktasına vardılar.”

Cumhurbaşkanı Gül’ün verdiği ikinci örnekse İran oldu: “Washington’un İran konusunda da üslubunun çok farklı olduğunu görüyoruz. Eskisi gibi askeri çözüm, savaş gibi hususları telaffuz bile etmiyorlar.”

Herkese görev düşüyor

Gül’e göre Obama’nın Bush’tan en temel farkı, başkalarına zorla bir şeyler empoze etmeye çalışmamsı. Buradan hareketle şöyle konuşuyor: “Büyük anlaşmazlıkların çözümü için yeni fırsatlar doğuyor. Herşey çözülecek değil ama yeni bir hava, iklim söz konusu. Bunu çok iyi değerlendirmek lazım.”

Gül fırsatların kaçırılmaması için herkesin gerekli hazırlıkları yapması gerektiği görüşünde: “Ortadoğu’da yaptığım tüm görüşmelerde muhataplarıma, yeni bir dönemin başladığını, herşeyi Amerikalılardan beklemememiz gerektiğini, herkesin kendi hazırlığını yapması ve çözüm önerisni masaya koyması gerektiğini söylüyorum. Eğer Amerikalıların fikri ortadayken, Ortadoğu’nun, mesela İran’ın bir fikri yoksa tenkit etmekten öteye gidemeyiz.”

Gül bölge ülkelerinin Washington’la ilişkilerinde sıklıkla yaşanan bir sıkıntının da altını çiziyor: “Bazen ’Amerikalılar ne der? Kızar mı?’diye hareket edildiği oluyor. Fakat bazı konuları onlardan çok daha iyi bilebiliriz. O zaman hiç çekinmeden görüşlerimizi dile getirmeliyiz. Tabii ki onların düşündüklerini de göz önüne almalıyız ama bildiğimiz konuları kendilerine pekala anlatabiliriz. Yeter ki rasyonel olalım.”

“Esas sorumluluk tabii ki ABD’de ama herkes katkı koyabilir, koymalı” diyen Gül şu uyarıyı yaptı: “İlk 5-6 ay çok önemli. Çünkü nasıl başlarsa öyle gider.”

Bölge için fırsat

Obama’nın Türkiye’yi ziyaret edecek olmasının kendileri için sürpriz olmadığını vurgulayan Gül şöyle konuştu: “Başkan Obama’yı tebrik etmek için aradığımda kendisini ülkemize davet de etmiştim. Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın ziyaretinin hemen öncesinde bize Başkan Obama’nın ziyaret arzusunu belirttiler, biz de kendisini yeniden davet ettik.” Gül ziyaretin tarihi ve Obama’nın İstanbul’a da gidip gitmeyeceği gibi konularda çalışmaların sürdüğünü belirtmekle yetindi ve “bu ziyaret ikili olacak” dedi. Bu cümleden, Obama’nın Medeniyetler İttifakı toplantısı kapsamında gelmeyeceği sonucu çıkarılabilir.

Gül Obama ziyareti için “İşin başında herşeyi oturup değerlendirmek doğru olur. Bu ziyaret hem ABD, hem Türkiye, hem tüm bölge için çok iyi bir fırsat olacak” diye konuştu.

 

Kürt sorunu:


Bu konuda iyi şeyler olacak, böyle gidecek hali yok. Ama bu meselesi sadece sınır dışına yüklemek de yanlış olur.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı