Güvenlik-özgürlük dengesi

02.11.2011 Vatan

Dün TBMM’de parti grup toplantılarını izledikten sonra iki kanaatim iyice pekişti:

1) Türkiye’nin en hayati sorunu, hatta “tüm sorunların anası” Kürt sorunudur...

2) Bu yasama döneminde AKP iktidarını en çok BDP muhalefeti zorlar.

BDP’nin bir tür “ana muhalefet partisi” gibi sivrilmesinde bu partinin başarısından çok genel olarak Kürt siyasi hareketinin giderek artan gücünün belirleyici olduğu muhakkak. Öyle ki BDP birçok kez bu hareketin hayli gerisinde kaldı, bazı durumlarda (kısa süreli de olsa) onun genel gidişinden sapma emaresi gösterdi.

BDP’nin öne çıkmasının bir diğer nedeni CHP ve MHP’nin genel seçimlerde yaşadıkları şokun etkisinden hâlâ sıyrılamamış olmalarıdır. Ayrıca seçimin hemen ardından hükümetin “demokratik açılım” çizgisinden çıkıp Kürt sorununda daha sert strataeji ve taktiklere başvurmuş olmasıyla MHP en büyük eleştiri kozlarından birini yitirmiş gözüküyor. Nitekim Bahçeli’nin dünkü konuşmasında hükümetin bu yeni çizgisine destek ve bundan sapmaması yolunda uyarılar vardı.

Baykal’ın tespitleri  

Dün Başbakan Erdoğan’ın konuşmasının ana ekseninde de Kürt sorunu vardı. Bizim “Çukurca sonrası devlet, PKK ve Kürtler” başlıklı yazı dizimizde aktardığımız bazı gözlemlerle, dile getirdeğimiz bazı tespitlerin benzerlerini Erdoğan’ın konuşmasında görmek mümkündü. Başbakan PKK’ya karşı mücadelede güvenlik güçlerinin, halkın olumsuz etkilenmemesi için azami gayreti gösterdiğini, dolayısıyla 1990’lı yıllara dönüşün asla söz konusu olmadığını vurgulayıp terörle mücadele ederken demokrasiden asla taviz vermeyeceklerin bir kez daha tekrarladı. Onun güvenlik-özgürlükler dengesini hep gözettikleri ve bundan sonra da gözetecekleri taahhütünü şimdilik bir kenara yazalım.

Meclis’te kısaca sohbet etme imkanı bulduğum CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Hakkari gözlemlerimden hareketle yazdıklarımın çok önemli olduğunu, devletin, halkı işin içine katmadan PKK ile mücadele etmesini olumlu bulduğunu söyledi. Kendisine “Ya KCK operasyonları ne olacak?” diye sorduğumdaysa “onu ayrıca tartışırız” cevabını verdi.

Göz göre göre

Nitekim Baykal’la sohbetimizden yaklaşık 10 dakika sonra Prof. Büşra Ersanlı ve yazar Ragıp Zarakolu’nun da aralarında olduğu çok sayıda ismin tutuklandığı haberini aldım.

Açıkçası bu habere hiç şaşırmadım. Ersanlı ve Zarakolu gibi saygın isimler gözaltına alınıyor ve bazı medya organlarında onlar hakkında ciddi bir karalama kampanyası yürütülüyorsa, daha önce örneklerini gördüğümüz gibi tutuklama ihtimali hayli yüksektir. İşte tam bu noktada Başbakan’ın “güvenlik-özgürlükler dengesini gözetme” taahhütüne dönebiliriz. Ersanlı ve Zarakolu’nun özgürlüklerinin eline alınmasıyla Türkiye daha güvenli bir ülke haline mi gelmiştir? Benim bu soruya cevabım, hiç tereddütsüz “Hayır” olacak.

“Peki bu tutuklamalar Türkyie’nin demokrasi karnesine nasıl yansır?” diye sorulacak olursa buna da “çok kötü yansır” cevabını hiç çekinmeden veririm.

Son KCK tutuklamaları göz göre göre geldi ve anlaşıldığı kadarıyla devamı da var. Bu konuda söylenecek çok ama çok şey var. Şimdilik burada keselim ve yarın devam edelim.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı