İki ajanın kaleminden CIA'nin Afganistan operasyonu

15.05.2006 Vatan

    Vatan Gazetesi Kitap Eki

Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) dünyanın gündeminden bir türlü inmek bilmiyor. Ama artık CIA’nin “başarıları”nı, yani başarılı örtülü operasyonlarını, ülkelerde rejimleri devirmelerini filan konuşmuyoruz. Dünyanın bu en köklü ve en güçlü istihbarat teşkilatı artık başarısızlıkları, skandallarıyla tanınıyor. 11 Eylül 2001 terör saldırılarını engelleyemeyen, Usame bin Ladin’i hâlâ yakalayamayan, Irak’ta tam anlamıyla çuvallayan ve İran konusunda da şu ana kadar pek bir becerisi ortaya çıkmayan CIA iyice irtifa kaybediyor.

Uzun bir süre Valerie Plame skandalını konuştuk. George W. Bush yönetiminden birileri, Irak’ın kitle imha silahlarına sahip olduğu iddiasını fos çıkartan büyükelçi Joseph Wilson’dan intikam almak için eşi Plame’in CIA’nin önde gelen ajanlarından olduğunu basına sızdırdılar. Son olarak Porter Goss, CIA başkanlığından istifa ettirildi. Demokrat Bill Clinton’ın atadığı George Tenet’in yerine atanan Goss eski bir Cumhuriyetçi siyasetçiydi. Goss, teknolojik istihbaratta olağanüstü imkanlara sahip olmakla birlikte insani istihbaratta ve en hayati alan olan analizde yaşanan ciddi sorunların üzerine gitmeye soyundu.

Alabildiğine şişirilen bütçesiyle CIA’ye çok sayıda yeni analist ve saha elemanı kazandırdı; varolanların imkanlarını artırdı. Üst yönetimde de önemli değişikliklere giden Goss’un dengeleri altüst etmiş olduğu kısa zamanda ortaya çıktı. Çok kilit noktalardaki onlarca deneyimli kadro teker teker istifa etti. Bunlardan bazıları makaleler kaleme alıp konferanslar vererek, özel olarak CIA, genel olarak Amerikan istihbaratının yerlerde süründüğünü ifşa ettiler.

Şimdi herkes Valerie Plame’in yazmakta olduğu kitabı merak ediyor. Ama Philip Agee’nin 1975’de 25 dilde birden yayınlanan ve örgütün bütün kirli çamaşırlarını (bu arada yüzlerce ajanın adını) açık ettiği “CIA Günlüğü” gibi bir kitap bekleyenler kesinlikle hayal kırıklığına uğrayacak. Çünkü Agee’nin yarattığı ağır tahribat üzerine Amerikan Kongresi 1982’de “İstihbaratçıların Kimliklerini Koruma Yasası” çıkarttı. Plame kitabı bastırmadan önce, kopyasını CIA içinde sırf bu iş için oluşturulmuş birime iletecek, onların onaylayacağı metin basılacaktır. Bu birim bazı bilgilerin kitaptan çıkarılmasını veya bazı kişi ve yer isimlerinin, tarihlerin değiştirilmesini isteyebilecek; bazı bölümler de üstü karartılarak basılabilecektir.

İki kitap iki ayrı muamele

CIA’de birkaç yıl ajanlıktan sonra ayrılmış kadınlardan, başkanlık yapmış ağır toplara kadar çok sayıda kişi deneyimlerini kitaplaştırdılar ve genellikle iyi de para ve ün kazandılar. Bunların büyük bir kısmını okudum veya elden geçirdim. İçlerinden, geçen yıl peşpeşe çıkan iki kitabın olağanüstü ilginç olduğunu ve üzerlerine konuşmayı hak ettiklerini düşünüyorum. Öncelikle her iki kitap da aynı olayı anlatıyor: 11 Eylül’den hemen sonra ABD’nin Afganistan müdahalesinin hemen öncesinde buraya “Jawbreaker” (burada “çetin ceviz” diye çevirmek yanlış olmayabilir) adında yedi kişilik bir CIA timi yollanır. Sayıları giderek artan CIA ajanları, Kuzey İttifakı’nın denetimindeki bölgeye yerleşip, onların yardımıyla Taliban ve El Kaide’ye karşı hazırlıkları yaparlar.

İlk kitap “First In”in (İlk Kişi) yazarı Gary Schroen, tam emeklilik işlemlerini yaptırırken, 11 Eylül patlak verince apar topar “Jawbreaker” timinin başına geçirilen deneyimli CIA yöneticisi. “Jawbreaker” adını taşıyan ikinci kitapsa, bir başka Gary, Gary Bernsten tarafından kaleme alınmış. Bernsten tim liderliğini Schroen’den devralmış olduğu için onunki bir devam kitabı niteliğinde.

Her ne kadar aynı şeyleri anlatsalar da iki kitap arasında dağlar kadar fark var. Her şeyden önce Schroen’in kitabı pırıl pırılken, Bernsten’inkinde karartılmış bölümlerden geçilmiyor. Yani CIA yönetimi, daha kıdemli olan Schroen’e gösterdiği hoşgörüyü Bernsten’den esirgemiş. Hatta ikinci Gary, kitabını uzun bir mahkeme sürecinden sonra yayınlatabilmiş ve eserini “CIA’nin okumanızı istemediği kitap” diye pazarlamaktan çekinmemiş. Adaletsizlik öyle açık ki, Bernsten yazmasına izin verilmeyen bazı şahıs ve yer isimlerini, CIA onaylı “First In”i referans göstererek kullanabilmiş.

İşbirlikçi olmadan asla

Bu iki kitabı ilginç kılan, çok kritik bir CIA örtülü operasyonunu, hazırlık aşamasından sonuna kadar, en ufak detayıyla –tabii bazı sansür ve deformasyonlarla- üstelik eleştirel bir şekilde anlatmaları. Schroen biraz daha yumuşak. Bunda ilerlemiş yaşının getirdiği bazı rahatsızlıklar nedeniyle işine tam olarak konstantre olamaması da etkili olmuş. Bernsten’inse zaman zaman öfkeye kapıldığını görüyoruz. İki Gary de Amerikan sisteminin ne kadar karmaşık ve iktidar çekişmelerine sahne olduğunu bize gösteriyorlar. İkisi de diğer CIA’cilerden genellikle memnunlar; askerlerle de araları fena sayılmaz, ama diplomatlar başta olmak üzere diğer birimlerden yöneticilere çok kızıyorlar. Onların sahada yaptıkları gözlemler, saptadıkları ihtiyaçlar, önerdikleri politikalar Washington’da bazen heyecan uyandırmıyor veya “tehlikeli” bulunuyor.

Sorunların kaynağında ABD’nin Kuzey İttifakı ile işbirliği yapması, ülke (ve Taliban) çoğunluğunu oluşturan Peştunlar arasında yeterince ilişkiye sahip olmaması yatıyor. CIA’cilerin temel misyonunu İttifak’ı kullanabildiği kadar kullanmak, ama bu arada onun askeri ve siyasi açıdan fazla mevzi kazanmasını engellemek olarak özetleyebiliriz. Örneğin onların istediği hedeflerin bombalanmasını sürekli geciktiriyor, Kabil’e yürümelerini sürekli erteliyorlar.

Bu karşılıklı güvensizlik ortamını tabii ki para aşıyor. CIA’ciler ne zaman bir tatsızlık çıksa sandıklara koydukları milyon dolarları peyderpey dağıtıyorlar. Bir de en son teknolojiye sahip “oyuncakları” ile Afganlı zorunlu müttefiklerinin gözlerini boyuyorlar. Bu operasyona Özbekistan’ın epey katkı verdiğini, hatta Devlet Başkanı İslam Kerimov’un bu işbirliğinin gizlenmesi için epey uğraşmış olduğunu anlıyoruz. Schroen nedense atlamış ama Bernsten, Kuzey İttifakı’nın İranlı ajanlarla da sistemli olarak ilişkide olduğunu, hatta kendilerinin de onlar üzerinden İranlı meslektaşlarıyla haberleşip eşgüdüm sağladıklarını hissettiriyor.

İki kitap bize CIA’nin nasıl çalıştığını çok güzel özetliyor: Önce çok iyi eğitilmiş, birkaç konuda uzmanlaşmış elemanlara ihtiyaç var. Sonra bunları gidilecek yerde kabul edecek işbirlikçiler gerekiyor. Ulaşım ve lojistik destek için mutlaka bir komşu ülke şart. Sonra uydu telefonları, dizüstü bilgisayarlar, en gelişmiş silahlar, dinleme ve izleme aygıtları ve bol miktarda para. Nakit ve dolar. Ayrıca birkaç kitap, İncil, film DVD’leri ve illa ki Starbucks kahve!




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı