Kâbus gibi bir yıla hazır olun

18.01.2007 Vatan

    ABD Başkanı George W. Bush, yeni Irak stratejisini hazırlarken, neo-conlar tarafından desteklenen Frederick Kagan-Jack Keane ikilisinin planını temel aldı. Yani fazladan 20 küsur bin askeri Bağdat ile Anbar bölgelerine yollayıp önceliği güvenliği sağlamaya verdi. Ama üç açıdan onlardan ayrı düştüğü için, zaten başarı şansı çok az olan bu planı iyice zora soktu:

1) Kagan-Keane’e göre ana güç Amerikan ordusu olacak, Iraklılardan da destek alacaktı. Bush ise tersini yaptı, hatta inisiyatifi Başbakan Nuri el Maliki’ye terk etti.

2) Kagan-Keane, sadece Sünni direnişçilere ve El Kaide’ye saldırılmasını, Şii milislerle çatışılmamasını öneriyorlardı. Hele Mukteda el Sadr’ın kalesi Sadr kentine operasyon düzenlemeye kesinlikle karşıydılar. Bush ise Sadr’ı ve Şii milisleri de hedef tahtasına yerleştirdi.

3) Kagan-Keane, İran (ve Suriye) ile diyalogu savunmuyor, ama bu ülkeye cephe açılmasını da istemiyorlardı. Bush ise stratejisini İran ve ikincil olarak Suriye’nin Irak’taki etkisini kırma üzerine kurmuş gibi.

Sadr çetin ceviz

Irak güvenlik güçleri ne sayı, ne kalite, ne de “Iraklılık duygusu” bakımından topyekûn harekata girişebilecek durumda değiller. Hele Maliki’nin “başkomutanlığı” üstlenecek olması trajikomik bir durum. Çünkü kendi tabanına, hamisi Ayetullah Sistani’ye ve başbakanlığına destek veren Sadr’a rağmen Şii milisleri karşısına alabilmesi mümkün değil. Onları bir müddet sabretmeye ikna etti diyelim, El Kaide ve diğer Sünni grupların provokasyonlarına Sadr ve adamları uzun süre dayanamayabilirler. Zaten yeni plan da iç savaşı durdurmak yerine daha da kızıştırmaya ve genişletmeye aday.

Önümüzdeki günlerde Bağdat’ta çok şiddetli sokak çatışmaları bizleri bekliyor. Peki başkente gidecek olan üç Peşmerge tugayı Kürtleri de iç savaşa dahil etme dışında ne işe yarayabilir? Maliki sahiden Mehdi Ordusu’nu karşısına almaya karar verse, bunu Şii asker veya polisle yapamayacağına göre herhalde Peşmergelerden yararlanmak isteyecektir. Bu durumda Kürtlerle Sadr arasına kan girer. Kaldı ki Sadr’ın Kerkük’teki petrolü Kürtlere bırakmamak için ne zamandır bu şehre yığınak yaptığı, iki grubun çatışma halinde olduğu söyleniyor.

6 bilinmeyenli denklem

Bush planının en zayıf halkasıysa, Irak’taki İran varlığına savaş açma tercihi. Gerek Kürtler, gerekse Şiiler, Bağdat ve Erbil’de düzenlenen operasyonlar nedeniyle çok kızgınlar, gözaltına alınan İranlıları kurtarabilmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Ne var ki Amerikalılar İranlıları temizlemek için Iraklılara değil de Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır gibi ülkelere güveniyorlar. (Bunlara Türkiye de dahil mi? Çok zor ama önemli bir soru.) Bush, Baker-Hamilton Raporu nedeniyle panik yaşayan bu müttefiklerine “korkmayın, Şii hilaline karşı sizinle beraberiz” mesajı vermek istiyor. Ancak bu Ortadoğu öyle garip bir bölge ki, Tahran da ABD ile arasını düzeltmek için Suudilerden arabuluculuk yapmasını rica edebiliyor.

Irak’ın 2007’de nasıl bir kâbusa gebe olduğunu anlamak için şu altı soru üzerine kafa yormak yeterli:

1) Sahiden Şiiler de hedef alınırsa cevapları ne olacak?

2) Sünniler yeni döneme nasıl hazırlanıyorlar?

3) İranlılara yönelik operasyonlar sürerse Tahran’ın cevabı ne olacak?

4) Washington, Irak’tan sonra İran’a da saldıracak mı?

5) Kerkük oldubittisine karşı Sünniler, Şiiler, Türkmenler ve Türkiye başta olmak üzere diğer ilgili ülkeler ne yapacak?

6) PKK’ya karşı yine adım atılmazsa Ankara’nın tepkisi ne olacak?




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı