MHP’yi nasıl bir gelecek bekliyor?

21.06.2011 Vatan

Seçim öncesinin en çok konuşulan partilerinden olan MHP birdenbire gündemden düşmüşe benziyor. Eğer bazılarının sandığı ve/veya umduğu gibi yüzde 10 barajının altında kalmış olsaydı hiç kuşkusuz durum tam tersi olacak, CHP’den çok MHP konuşuluyor olacaktı. 

MHP eğer seçimlerden beklenmedik bir başarıyla çıkmış olsaydı da gündemin üst sıralarında yer alabilirdi. Fakat barajı pek de zorlanmadan geçmesi MHP’yi tek başına başarılı, dolayısıyla cazip bir parti yapmıyor. Çünkü MHP barajı geçti ama milletvekili sayısı epey azaldı, daha önemlisi ülke geneline baktığımız zaman bu parti hiçbir bölgede ileriye yönelik umutlu olmasına imkan sağlayabilecek bir patlama veya sıçrama yapamadı.

Sonuçta MHP 12 Haziran seçimlerinden epey yaralı çıkmıştır ve bu yaralarını sarabileceği, tekrar ayağa kalkıp iktidara yürüyebileceğine dair herhangi bir işaret de gözükmüyor, en azından şimdilik. Örneğin kaset skandalları nedeniyle üst yönetimini yenileyen MHP’de “yeni isim” olarak sadece Ruhsar Demirel (ki esas olarak kadın olduğu için) ve Tuğrul Türkeş (Başbuğ Türkeş’in oğlu olduğu ve yakın zamana kadar Bahçeli’nin rakibi olarak bilindiği için) dikkat çekiyor. Onların dışında, kamuoyunca bilinen isimlerle bir vitrin düzenlemesi yapılabilmiş değil. Kasetler nedeniyle tasfiye olan isimlerin hemen hepsinin Bahçeli’nin güvendiği isimler oldukları ve kritik görevleri üstlendikleri hatırlanacak olursa, MHP’nin yönetimdeki boşlukları doldurması pekala zaman alabilir.  

Bu arada her ne kadar kamuoyu CHP içi çekişmelere odaklanmış olsa da MHP’de de kılıçlar çekilebilir. Bahçeli’nin eski rakiplerinden Tuğrul Türkeş yeni görevlendirme nedeniyle tutuk davranabilir ama Trabzon’dan milletvekili seçilen Koray Aydın’ın yeniden liderliğe oynaması; hatta onların dışında başka isimlerin de kendilerini ortaya atmaları şaşırtıcı olmaz.

BDP ile ilişkiler

MHP, önümüzdeki dönemde geliştireceği strateji ve taktiklerle içinde bulunduğu krizden tabii ki sıyrılabilir. Bu bağlamda akla ilk olarak yeni anayasa yapım süreci geliyor. MHP’nin bu konudaki tutumu belli: Kırmızı çizgilere dokunulmaması kaydıyla yeni, daha sivil ve daha demokratik bir anayasaya kapılarını açık tutuyorlar. Ama o kırmızı çizgilere dokunmadan nasıl daha sivil, demokratik ve özgürlükçü anayasa yapılabileceği sorusu ortada duruyor. Hiç kuşkusuz işin kilidi Kürt sorunudur ve MHP’nin bu sorunun barışçı yollarla, kalıcı bir çözümü için başlatılacak girişimlerin içinde yer almayacağı, hatta bunları engellemek için elinden geleni yapacağı ortadadır.
2007 seçimleri sonrası TBMM’nin ilk gününde Ahmet Türk’ün elini sıkarak herkesi rahatlatan Bahçeli’nin bu sefer farklı davranacağı anlaşılıyor. Ama bir başka farkın da altını çizmek şart: 4 yıl önce DTP zar zor grup kurabilirken MHP neredeyse dört katı milletvekiline sahipti. Bugünse aradaki fark epey kapanmış durumda. 
MHP’nin, dolayısıyla bir şekilde tüm Türkiye’nin kaderinde, Meclis’te güçleri neredeyse eşitlenmiş bu iki partinin ilişkilerinin belirleyici, en azından etkileyici olacağını vurgulamalıyız.

Bugünden görüldüğü kadarıyla Meclis’i, dolayısıyla tüm Türkiye’yi hayli zorlu ve çetin günler bekliyor.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı