Neo-conlarla serüvenim

15.07.2006 Vatan

Vatan Kitap Eki
Neo-con... Bu kısaltmayı ilk duyduğumda kendi kendime “kim bu yeni salaklar?” dediğimi iyi hatırlıyorum. Çünkü Fransızca’da “con” salak anlamına geliyor. “Neo” da malum “yeni” demek. İngilizcede de “con”un “suçlu, düzenbaz” gibi anlamları var. Ama burada kastedilen “conservative” yani “muhafazakâr”.
“Neo-conservatism” yani “yeni muhafazakârlık”, ilk tohumları 1930’lu yıllar New York’unda, çoğu Musevi ve Troçkist solcu gençler tarafından atılmış bir düşünce akımı. Ama biz bu akım ve onun önde gelen isimlerini 11 Eylül 2001 terör saldırılarından sonra duyduk.
Irak işgali öncesi Amerikan ve Fransız basınından, ama en çok da internetten neo-conlar hakkında epey bir şey okumuştum.
Aralık 2004’de Washington’a geldiğimde yaptığım ilk iş kulaklarımı neo-conlar için kabartmak, gözlerimi onlar için açmak oldu. Gelir gelmez Francis Fukuyama ile Charles Krauthammer arasındaki polemikle karşılaştım. Fukuyama’yı “Tarihin Sonu” kavramının teorisyeni olarak tanımayan kalmadı. Krauthammer ise bizde pek bilinmemekle birlikte neo-conların süper beyinlerinden biri. "Tek kutuplu dünya", "demokratik realizm" gibi kavramların müellifi olan Krauthammer 22 yaşında tekerlekli sandalyeye mahkum olmuş. Tıp, ekonomi ve siyasal bilgiler dallarından diploması var. Haftada bir Washington Post'ta yazıyor ve Fox Haber Kanalı'nda yorum yapıyor. ABD Başkanı George W. Bush tarafından 2002'de Bioetik Kurulu'na atanan Krauthammer açık açık işkenceyi savunmasıyla da tanınıyor.
Bu tartışmadan kısa bir süre sonra Fukuyama neo-con safları terk ettiğini ilan etti. Yakında çıkan “America at the Crossroads: Democracy, Power, and the Neoconservative Legacy” (Kavşaktaki Amerika: Demokrasi, İktidar ve Yeni Muhafazakâr Miras) adındaki kitapla geçmişiyle kıyasıya bir hesaplaşmaya girişti.

Dikkat çekici derlemeler

Kafama koymuştum, neo-conları daha yakından tanıyacak ve onlarla ilgili, hatta bizzat kendileriyle konuşarak bir yazı dizisi (kimbilir belki de bir kitap) hazırlayacaktım. İlk olarak Irwin Stelzer’in derlediği “The Neo-con Reader”i (Neo-con Seçmeleri) okumaya başladım. 2004’de çıkan bu kitapta Irving Kristol, William Kristol, Robert Kagan, David Brooks, Max Boot, Joshua Muravchik gibi isimlerin, çoğu kendilerine yöneltilen eleştiri ve suçlamaları cevaplama amacıyla kaleme alınmış metinleri yer alıyor. Kitapta İngiltere Başbakanı (solcu bildiğimiz) Tony Blair’in Kosova sorunu üzerine yaptığı “Uluslararası Topluluk Öğretisi” başlıklı konuşmanın da bulunması özellikle dikkat çekici.
Bu arada Gamze Erbil ve Ali Şimşek’in derlediği “Neo-Con: Yeni Muhafazakârlık” (Yeni Hayat Kütüphanesi, Haziran 2004) adlı kitapta da hem neo-con hareketin “merkez üssü” sayılan “Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi”nin (PNAC) ilkeler bildirgesini, hem de PNAC’ın insiyatifiyle Bill Clinton ve George W. Bush’a yollanan mektupları bulmak mümkün. Bu çalışmanın farkı, neo-con metinleri kadar onları eleştiren beş yazıya da yer vermesi. Yazarlar kitabın girişinde Türk okura yeni muhafazakâr hareket hakkında doyurucu ve eleştirel bilgiler de veriyorlar.

İki Fransız gazetecinin gözünden

Bu girişlerin ardından sıkı bir neo-con kurumu olan Hudson Enstitüsü’nde İslam programını yöneten Hillel Fradkin’e danıştım. (Kendisi Chicago Üniversitesi’nde Pakistanlı ünlü İslam alimi Fazlur Rahman’la doktora yapmıştır) Fransızca bildiğimi bilen Hillel bana ilk önce “L’Amérique Messianique” (Mesihci Amerika) başlıklı kitabı okumamı önerdi. Le Monde gazetesi adına Washington’da görev yapan Alain Frachon ve Daniel Vernet’nin Eylül 2004’de çıkan kitabını, klişe bir deyimle, bir solukta okudum.
Herşeyden önce çok başarılı bir gazetecilik çalışması söz konusu. Hem hareketin epey tartışmalı tarihi üzerine birinci el kaynaklar çok ciddi bir biçimde taranmış; hem hareket etrafında günümüzde süren tartışmalar çok iyi derlenmiş, hem de hareketin önde gelen birçok ismiyle yüzyüze görüşmeler yapılmış. Yeni muhafazakâr hareketin en fazla alay ve saldırı konusu olduğu Fransa’dan böylesine serinkanlı ve objektif bir eserin çıkmasının ayrı bir önemi var.
Frachon ve Vernet’nin kitabını bitirince şunları öğrenmiş oluyorsunuz:
1) Hareketin ideologları olarak filozof Leo Strauss (1899-1973), siyasetbilimci Albert Wohlstetter (1913-1987), tarihçi Irving Kristol (1920) sayılabilir.
2) Günümüzde Cumhuriyetçi Parti ile özdeşleşen hareket Demokrat Parti’den Daniel Patrick Moynihan (1927-2003), Henry “Scoop” Jackson (1912-1983) gibi siyasetçilerin düşünce ve eylemlerinden derin izler taşıyor. Örneğin Paul Wolfowitz ve Richard Perle, Scoop Jackson’ın öğrencileri olarak görülüyor.
3) ABD’yi yöneten herkes, mesela Başkan Bush, yardımcısı Dick Cheney, Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, dönemin Ulusal Güvenlik Danışmanı Condeleezza Rice neo-con değil.
4) Neo-conlar Bush yönetiminde ikinci, üçüncü kademede, ama kilit roller üstlenmişler. Mesela Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz ve onun hemen altındaki Douglas Feith; Cheney’in Özel kalem Müdürü Lewis Libby, Ulusal Güvenlik Konseyi’nde Elliott Abrams, Dışişleri Bakanlığı’nda Paul Bolton, Paula Dobriansky...
5) Dar ama epey etkili bir hareket söz konusu. Buna, çoğunluğu Musevilerin oluşturması ve birçok neo-conun birbirleriyle ailevi ilişki içinde olması (karı-koca, baba-oğul, kardeş neo-con’ların sayısı epey yüksek) eklenince “siyonist komplo” söylentileri epey taraftar buluyor, ama bu tür iddialar çok abartılı.
6) Özellikle teröre karşı savaş konusunda neo-conlar “sol ve/veya liberal” bilinen çevrelerden de epey destek aldılar. Örneğin Paul Berman, Ronald Asmus, Kenneth Pollack, Hillary Clinton...

Eski güçleri yok

Yükselişlerini uzaktan öfkeyle izlediğim neo-conların düşüşünü yerinde, yani Washington’da buruk bir sevinçle izledim, izlemeye devam ediyorum. Şurası çok açık: neo-conlar öyle sanıldığı gibi “derin dünya devleti” filan değiller. Öncelikle aralarında köklü görüş ayrılıkları yaşandı. Fukuyama daha baştan Irak’ın işgalini eleştirirken, Weekly Standart dergisinin editörü William Kristol (Irving’in oğlu), Irak fiyaskosundan, yeterince asker yollamayan Rumsfeld’i sorumlu tuttu ve ısrarla istifasını, hatta Bush tarafından azlini istedi.
Bush da ikinci dönemin BM Büyükelçisi yaptığı John Bolton hariç, Neo-conları genellikle biçti. Wolfowitz Dünya Bankası’nın başına kaydırıldı. Onun sağ kolu Douglas Feith da istifa etti ve yerine gelen eski Ankara Büyükelçisi Eric Edelman da sanıldığının aksine Neo-con değil.
Irving Kristol’ün kurduğu National Interest (Ulusal Çıkar) dergisi 20 yıl sonra neo-conların en nefret ettiği realist sağcıların eline geçti. Ne zamandır bu dergide neo-conlara atıp tutuluyor. Cheney’in sağ kolu Libby de CIA ajanı Valerie Plame’in adının medyaya sızdırılması davasında yargılanıyor.
Rice’ın Dışişleri Bakanı olduktan sonra ipleri iyice ele alması ve Amerikan dış politikasını yeniden “realist” bir yörüngeye çekmesiyle neo-conlar iyice etkisizleşti. Bu nedenle şimdi en büyük düşmanları Condi.
Tabii bu arada ben de dizi ve kitap projelerinden vazgeçmiş durumdayım.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı