Sakıp Sabancı Konferansı’nın ikincisinde kürsüde Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz vardı. Irak Savaşı’nın mimarlarından olan Wolfowitz’in, TBMM’nin tezkereyi reddi nedeniyle Türkiye’ye kızgın olduğu bilindiği için üç yıl sonra söyleyecekleri merakla bekleniyordu.
Wolfowitz’in hem yarım saati aşkın konuşmasında, hem de soruları yanıtlarken kaçak güreştiği söylenebilir. Ama konuşmasının satır aralarında Türkiye’ye, AKP hükümetine yönelik ince mesajlar bulmak mümkün. Wolfowitz birçok kez Türkiye’nin, İslam diniyle laiklik, demokrasi, pazar ekonomisi ve genel olarak modernliği bağdaştıran ender ülkelerden biri olduğunu vurguladı.
Daha konuşmasının başında Danıştay baskınına değindi. Katil Alparslan Arslan’ı “dindar bir fanatik” olarak tanımlayan Wolfowitz şöyle devam etti: “Yargıcın hunharca öldürülmesi olayında görüldüğü gibi, Türkiye’nin modernlik arayışını, birileri hep, İslam dinine aykırıymış gibi yanlış bir şekilde yorumlayacaklardır. Ancak Türkiye’de laiklik ve dine saygı 80 yıldır hep birlikte var oldular. Ben Türkiye’nin demokrasiye bağlılığını, çeşitliğini ve birliğini koruyacağından eminim.”
Atatürk’ü sık sık saygıyla andığı dikkat çeken Wolfowitz onun özellikle kadın eşitliği konusundaki adımlarını övdü, ama halen eksikliklerin olduğunu hatırlatmaktan da geri kalmadı. Wolfowitz Türkiye’yi birkaç kez “model ülke” olarak tanımladı ancak Tayyip Erdoğan’ınkini değil Atatürk’ün Türkiyesini öne çıkarttı. Özetle Dünya Bankası Başkanı’nın, ülkemizde son günlerde tırmanan tartışmalarda laikliğe duyarlı kesimlere destek verdiği yorumu abartılı olmayacaktır.
NOTLAR
Bilal Erdoğan Dünya Bankası’ndan ayrılıyor
• Sabancı Üniversitesi ile Brookings Enstitüsü’nün ortaklaşa düzenlediği Sakıp Sabancı Konferansı’nın ilkinde geçen yıl eski Dışişleri Bakanı Madeleine Albright konuşmuştu. Bu yıl Wolfowitz’e belirgin bir şekilde daha fazla ilgi vardı.
• Konferanstan bir gün önceki akşam düzenlenen yemekli toplantıda Güler Sabancı, Brookings’in Başkanı Strobe Talbott, yöneticisi Phil Gordon ve Türkiye’de görev yapmış dört eski büyükelçiyle, Morton Abromowitz, Mark Parris, Marc Grossman ve Eric Edelman ile aynı masayı paylaştı.
• Türk, Amerikalı ve Avrupalı uzmanların Türkiye tartıştıkları yemeğin konukları arasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Dünya Bankası’nda çalışan oğlu Necmettin Bilal Erdoğan da vardı.
• Bilal Erdoğan ertesi gün “patronu” Wolfowitz’i de dinlemeye gelmişti. Ancak genç Erdoğan kısa süre içinde Dünya Bankası’ndan istifa edip, Wolfowitz’in eskiden dekanı olduğu Johns Hopkins Üniversitesi Uluslararası Araştırmalar Yüksek Okulu’nda (SAIS) doktoraya başlayacak. Tez konusu olarak “Avrupa’da İslam”ı seçen Bilal Erdoğan’ın kısa süreliğine Brookings’te staj yapması da bekleniyor.
• Konferans sonunda ilk kez düzenlenen Sakıp Sabancı Uluslararası Araştırma Ödülleri dağıtıldı. Birinciliği Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Lerna K. Yanık kazandı.