Arınç'ın sabır taşı çatladı

08.11.2013 Vatan

Bülent Arınç sıradan bir isim değil. Refah Partisi yıllarında Erdoğan'ın başını çektiği yenilikçi harekete verdiği destek çok önemliydi. Fazilet Partisi kongresinde de eğer Abdullah Gül aday olmasaydı Recai Kutan'ın karşısına rakip olarak o çıkacaktı. AKP'nin kuruluşunda da Erdoğan, Gül ve Abdüllatif Şener ile birlikte çekirdek kadroda o yer almıştı. Yine Gül'ün cumhurbaşkanı olmasında da Arınç'ın aldığı inisiyatif belirleyici olmuştur.
Hükümetin ikinci ismi olan Arınç'ın Başbakan Erdoğan ile yaşadığı en ciddi sorun Gezi olayları sırasında patlak verdi. Erdoğan Kuzey Afrika'dayken, Cumhurbaşkanı Gül ile koordineli olarak direnişçilerin temsilcileriyle görüşerek çözüm yollarını zorlayan Arınç, Başbakan'ın müdahalesiyle açığa düşmüş, hatta bir iddiaya göre (ki yalanlandı) istifanın eşiğine gelmişti.
"Kızlı/erkekli" olayında Arınç ilk andan itibaren Erdoğan ile zıt bir tavrı benimsedi ve Başbakan'ın da kendi çizgisine gelmesini umdu. Ama böyle olmadı. Başbakan bir kez daha kendi tutumunda ısrar edip Arınç'ı zor durumda bıraktı. Normal şartlarda Arınç'ın bir kez daha "kol kırılır yen içinde" deyip sessiz kalması beklenirken TRT Türk'te kendi pozisyonunu savundu ve bir kez daha Başbakan'ı ilan ettiği stratejiden vazgeçmeye çağırdı.
Arınç'ın sabır taşının çatladığı açık. Artık top Başbakan Erdoğan'da. Eğer o da kendi pozisyonunda ısrar ederse 11 yıllık AKP iktidarının en ciddi hükümet içi krizlerinden birine tanık olabiliriz.
Üç kritik seçimin arifesinde yaşanan bu açık tartışma sadece AKP'nin ve hükümetin değil tüm Türkiye'nin kaderini birinci derecede etkilemeye aday.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
11.01.2026 Halep’te yaşananlar Türkiye’deki çözüm süreci hakkında bize neler öğretti?
10.01.2026 Suriye’de kim terörist, kim değil?
05.01.2026 Venezuela'dan sonra sıra nerede? | Ahmet İnsel değerlendiriyor
05.01.2026 Boğaziçi direnmeye devam ediyor hâlâ!
04.01.2026 Venezuela dersleri: “İç cepheyi tahkim”in ciddiyeti ve aciliyeti
04.01.2026 Erdoğan’ın uçağına hangi gazeteciler binebilir?
03.01.2026 Nedir şu ucuz kahramanlardan çektiğimiz!
03.01.2026 İran bir kez daha sokaklarda: Arif Keskin ile söyleşi
02.01.2026 Devlet eliyle “sivil” eylem: Galata Köprüsü’nde Gazze buluşması
02.01.2026 Haftaya Bakış (299): Yalova olayının anlamı | İki sürecin 2026'daki seyri
11.01.2026 Halep’te yaşananlar Türkiye’deki çözüm süreci hakkında bize neler öğretti?
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı