Neşemizi tabii ki çalamayacaklar

04.07.2026 medyascope.tv

4 Temmuz 2026’da medyascope.tv'de yaptığım değerlendirmeyi yayına Gülden Özdemir hazırladı

Merhaba, iyi günler, iyi hafta sonları. Dün Türkiye için bir utanç günü daha yaşandı; komedyen Deniz Göktaş tutuklandı. Önceki gün yurt dışından tatilden geldi sırt çantası ve şortuyla, gözaltına alındı pasaport kontrolünde. Sonra emniyete gönderildi. Emniyette ifadesi alındı. Akşam orada kaldı ve sonra dün sabah Çağlayan'a, adliyeye sevk edildi. Savcılık kendisine ‘‘Ölü Deniz’’ videosundan çok sayıda soru sordu ve bunlarla suçladı. Akıl alır gibi değil. "Şu şu şu cümleyi neden ettiniz?", "Bu bu cümle dine yönelik hakaret değil mi?" vesaire şeklinde... Bütün bunların hepsine cevabını verdi. Hiçbir hakaret kastı olmadığını söyledi, ne yaptığını bildiğini söyledi ve iki ayrı suçlamayla tutuklandı. Bunlar ne? Cumhurbaşkanına hakaret ve dini değerlerle alay etmek ya da eleştirmek, hakaret vesaire. Artık neyse... Bunlardan tutuklandı. Şaşırmadık. Herhâlde kendisi de şaşırmadı. Çünkü o da biliyordu başına gelecekleri herhâlde. Zaten videonun kendisi içinde de buna yönelik çok sayıda, değişik yerlerde, videonun değişik yerlerinde göndermeler vardı.
Soruşturma açıldıktan sonra, soruşturma açıldığına emin olur olmaz ilk fırsatta geldi Türkiye'ye ve ifadesini verdi. Başı dik bir şekilde verdi. Ama ne yaptılar onun bu duruşundan rahatsız olanlar? Önce biliyorsunuz, normal pasaport şubesinde pasaporttan sonra gözaltına alınışında gördük. Bir polis yanında yürüyor, o da sırt çantasıyla beraber gidiyor. Ama sonra emniyette bir gördük ki, eli arkadan kelepçeli, ters kelepçeli bir şekilde iki polisin arasında gidiyor. Arkadan çekmişler. Kim çekiyor? Tabii ki polis çekiyor. Niçin çekiyor? Onu kendilerince küçük düşürmek için çekiyorlar ve servis ediyorlar. Hani diyelim ki yasal zorunluluk, böyle şeylerin kayda alınması gerekiyor vesaire... Servis ediyorlar ve hemen bu yayınlanıyor. Niye kelepçe, niye ters kelepçe? Ne yapmış bu kişi, ne yapmış? Kendisi gelmiş, kaçmamış ve komedyen, mizah yapıyor. Söylediği bazı şeylerden birileri rahatsız olmuş ve bu yüzden, akıl alır gibi değil ama bu yüzden soruşturmaya tâbi tutuluyor ve siz ona birçok kişiye, katile, teröriste yapmadığınızı yapıyorsunuz. Elleri arkadan ters kelepçeyle götürüyorsunuz ve böylece onu itibarsızlaştırmaya kalkıyorsunuz.
Bir diğer husus da şu: Babası Kemal Göktaş'ın geçmişte sol örgütlerle olan ilişkisi üzerine bir döküm çıkartıyorsunuz. Galiba hapis yatmış, çıkmış vesaire, ki böyle binlerce kişi var. Bir tanesi de benim... Ve ondan sonra onun videoda babasıyla ilgili söylediklerini alıntılayıp onlarla harmanlayarak akılları sıra, aklınız sıra Deniz Göktaş'ı itibarsızlaştırmak, babası üzerinden itibarsızlaştırmak ve onu bir şekilde beyni yıkanmış falan göstermek istiyorsunuz. Bunu servis ediyorsunuz. Kim yapıyor bunu? Savcılık yapıyor ve bunu iktidar yanlısı bazı mecralar da kullanıyor. Bu bize neyi gösteriyor? Aslında ne kadar zayıf bir durumda, acınası bir durumda olduklarını gösteriyor. Yani babası her şey olabilir, ki çok düzgün bir insan olduğunu oğluna baktığımızda anlıyoruz en azından. Oğlunun ondan bahsedişinden anlıyoruz. Bütün bunlar bir hesaptı ama tutmadı. Deniz Göktaş ne yaptı tutuklandıktan sonra? Bütün sorulara tek tek cevap verdi. Duruşunu asla bozmadı. Hiçbir şekilde, okuduk, hepsini gördük, hiçbir şekilde geri adım atmadı ama yaptıklarının suç olmadığını söyledi ki doğru olan bu. Ve sonra tutuklandı. Tutuklandıktan sonra da ilk mesajı bizlere "Neşemizi bozamayacaklar" oldu. Çok onurlu bir duruş. Yani Türkiye'de dün bir utanç yaşandıysa, bir diğer yanda da onurlu bir duruş yaşandı ve şimdiden Türkiye tarihinde kendine bir yer edindi Deniz Göktaş. Helal olsun diyorum. Tebrik ediyorum. Bir taraftan geçmiş olsun diyorum tabii ama helal olsun diyorum. Bu arada Kemal Kılıçdaroğlu biliyorsunuz, büyük bir heyecanla gitti Çağlayan'a. Kendisini görmüş ve Deniz Göktaş ona da "Cumhuriyet Halk Partisi'ni salın başkanım" demiş. Her ne kadar Kılıçdaroğlu'nun kurmayları "Yok böyle bir şey, uyduruyorlar" dese de birinci derecede tanıklar var. Onun için bunun doğru olduğunu da kabul edelim.
Sonuçta ne oldu? Neşemizi çalmak istediler, çalamadılar. Olay ilk başladığında, ilk tepkiler geldiğinde 5 buçuk milyon izlenen video 10 milyonu aştı. Deniz Göktaş'ın üzerinden çok şey söylendi, bir örnek oldu. Bunu kimler takip edecek, kimler takip etmeyecek bilmiyorum ama şunu gördük ki otoriter rejimlerde sadece rejime bakarak, rejim üzerinden hayat akmıyor. İnsanlar, bireyler, vatandaşlar, toplum çok önemli. Siz eğer otoriterliği bir kabul olarak alıp "Ne yapalım, kaderimiz buymuş" diye kabullenirseniz kaybediyorsunuz. Ama buna karşı durduğunuz zaman belki özgürlüğünüzden mahrum oluyorsunuz ama kazanıyorsunuz. Böyle böyle, "Neşemizi çalamayacaklar" önermesini gerçekleştirebilmek böyle mümkün. Deniz Göktaş bu anlamda bize çok güzel bir yol açtı. Kendisine tekrar geçmiş olsun ve helal olsun diyorum.
Bugün bir İtalyan oyuncudan, Monica Vitti’den bahsetmek istiyorum. Kendisi 2022 yılında, 90 yaşında hayatını kaybetmiş bir oyuncu esas olarak ama sonra kendisi de yönetmenlik yapmış. Uzun bir süre, yaşlılığının belli bir anına kadar da hep sinemada olmuş, sinema sektöründe olmuş. Fakat benim için en önemlisi, onu ilk gördüğüm film Antonioni'nin ‘‘Gece’’ filmidir. Orada çok etkilenmiştim. Bu aslında bir dörtleme; ‘‘L'Avventura (Macera)’’, ‘‘La Notte’’, sonra ‘‘L'Eclisse’’ ile devam ediyor. En sonunda da ‘‘Kızıl Çöl’’le bitiyor. Dört film. Başka filmlerinde de oynamış Antonioni'nin ama bu filmler başlı başına dikkat çekici. Her bir filmde başrol oyuncusu kendisi ama her birinde ayrı bir karakteri canlandırıyor ve bu filmlerin, hemen hemen hepsinin temel özelliği de insanlar arasında – ki Antonioni'den daha önce bahsetmiştim – bir iletişim kopukluğu, insanların birbirlerini anlayamaması üzerine. Monica Vitti çok sayıda ödül de almış ve özellikle belli bir yaştan sonra daha çok yönetmenlikle yoluna devam etmiş. Ve bir yönetmenle evli, kendisinden genç bir yönetmen, Russo. Ama uzun süren bir ilişki ve son anına kadar Russo onun yanında yer almış. Çünkü Alzheimer gibi bir hastalıktan muzdarip olmuş Monica Vitti ve ondan iki üç sene sonra da kocasının öldüğünü biliyoruz. Monica Vitti, genellikle güzellik üzerinden algılanmak istenen birisi ama onun Antonioni, Buñuel gibi yönetmenlerle oynadığı filmlerdeki haline baktığımız zaman, o filmlere baktığımız zaman bambaşka bir şey görüyoruz. Kendisini saygıyla anıyorum. Söyleyeceklerim bu kadar, iyi günler.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
05.07.2026 Kemal Bey bizleri salacak mı?
04.07.2026 Neşemizi tabii ki çalamayacaklar
03.07.2026 Çözüm sürecinde çerçeve yasa muamması
02.07.2026 Muhtemel yeni parti için bazı notlar
01.07.2026 Muhafazakâr ailelerin seküler çocukları
30.06.2026 Prof. Serhat Güvenç ile söyleşi: "NATO Zirvesi yapılmasa daha iyi olabilirdi"
30.06.2026 Deniz Göktaş olayı: Meyve veren ağacı taşlıyorlar
29.06.2026 Bana Kürt sorununu öğreten adam
28.06.2026 “İlliberal barış”
28.06.2026 Türkiye'de solcu olmak ve solcu kalabilmek mümkün mü?
05.07.2026 Kemal Bey bizleri salacak mı?
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı