11 Mart sürecinin ilk notları: Dün Hrant, bugün Berkin

13.03.2014 Vatan

* Hrant Dink'in cenazesi sırasında ABD'deydim. İkisine de katılanlar Berkin Elvan'ın dünkü cenazesiyle çok benzeştiğini söylüyor. Aslında sadece cenazeleri değil benzeşen: ikisi de bu ülkenin itilip kakılan kesimlerinden geliyor: Hrant Ermeni, Berkin ise Alevi. İkisinin de ölümünden birinci derecede devlet sorumlu. Ve ikisinin de katilleri devlet tarafından korunuyor.

* Bu ülkenin Alevi olmayan insanları cemevlerini, devletin hayatlarını sonlandırdığı gençlerin cenazeleriyle tanıyor maalesef. Eğer televizyonlar dün Dede'nin yaptığı dini konuşmayı yayınlamış olsalar, sanırım birçok katı Sünni, Alevilere yönelik önyargıları nedeniyle pişman olurlardı.

* Dün Okmeydanı Cemevi'nden başlayıp Feriköy Mezarlığı'nda sona eren cenaze törenine farklı kesimlerden çok sayıda insan katıldı. (Sayı vermiyorum, ama eğer polis bir sayı verirse onu birkaç kez katlamak gerektiğini düşünüyorum.) Slogan, alkış, dua, ama en çok gözyaşlarıyla bezeli bir törendi. Özellikle Berkin'i taşıyan cenaze arabası geçerken kadın-erkek, genç-yaşlı, insanlar hem yumruklarını sıkıyor, hem ağlıyorlardı.

* Cemevinden mezarlığa Berkin'in ailesi ve Gezi direnişinde daha önce hayatlarını kaybeden gençlerin, Ali İsmail'in, Ethem'in, Ahmet'in, Abdullah'ın, Mehmet'in, Hasan Ferit'in, Mustafa'nın anne-babaları, kardeşlerinin bulunduğu otobüsle gittim. Daha önce gözaltında kaybolanların yakınları "Cumartesi Anneleri", faili meçhule kurban giden aydınların yakınları "Toplumsal Bellek Platformu" oluşturmuştu. AKP iktidarı yüzünden çocuklarını Gezi sürecinde kaybedenler de bu tür bir dayanışmaya gitmiş durumdalar. Berkin'e hastanedeyken de sahip çıkan bu aileler dünkü cenazede de en öndeydiler.

* Dünkü cenaze töreninin organizasyonunu büyük ölçüde Okmeydanı çevresinde çok güçlü olan "Halk Cephesi" adlı sol grup üstlenmişti ve kaydadeğer bir tatsızlık yaşanmadan tören sonuçlandı. Bunda yol boyunca polisin gözükmemesinin de payı vardı. Ne var ki cenazeden dağılmalar başlayınca polisin müdahalesi de başladı. Hatırlanacaktır: kimi hükümet yanlıları Gezi sürecindeki olaylardan bir şekilde "paralel yapı"yı sorumlu tutuyorlar. Fakat gördük ki ister paralel olsun, ister düz, bu polis bu insanları, yani solcuları, Alevileri, her türden muhalifi sevmiyor. Ve yine belli ki dün o büyük kalabalığın büyük bir vakar ve dayanışma içinde o muhteşem cenazeyi gerçekleştirmiş olmasından çok ama çok rahatsız olmuşlar. Olsunlar. Artık onlar için çok geç. Çünkü önce Gezi süreci, ardından 17 Aralık süreci ve nihayet 15 yaşındaki Berkin'in daha fazla direnemeyip hayata gözlerini yumduğu 11 Mart sabahı başlayan bu yeni süreçle birlikte Türkiye'nin çok ama çok değişeceği muhakkak.
11 Mart sürecini yarın konuşmak üzere.

NOT
: Bizler Berkin'le vedalaşırken, Egemen Bağış bizlere 'ölü sevici' demiş. İnsanların, devletin ellerinden aldığı bir çocuğu sevmesinde hiçbir utanacak nokta yok. Bağış önce kendisi hakkındaki yolsuzluk iddialarına cevap versin.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

Son makaleler (10)
12.01.2026 Silivri’deki anahtar olayı ve bir özür
11.01.2026 Halep’te yaşananlar Türkiye’deki çözüm süreci hakkında bize neler öğretti?
10.01.2026 Suriye’de kim terörist, kim değil?
09.01.2026 Halep’teki çatışmalar Türkiye’yi neden çok yakından ilgilendiriyor?
08.01.2026 Muhalif bir milletvekili niçin AKP’ye transfer olur?
07.01.2026 “İç cepheyi tahkim” edelim de kiminle, nasıl yapacağız?
06.01.2026 Maduro’ya üzülmeli miyiz?
05.01.2026 Venezuela'dan sonra sıra nerede? | Ahmet İnsel değerlendiriyor
05.01.2026 Boğaziçi direnmeye devam ediyor hâlâ!
04.01.2026 Venezuela dersleri: “İç cepheyi tahkim”in ciddiyeti ve aciliyeti
12.01.2026 Silivri’deki anahtar olayı ve bir özür
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı