SANDIĞIN ARİFESİNDE 4 AKP'ye rağmen evet'e karşı 'AKP yüzünden hayır'

10.09.2010 Vatan

Hemen hemen her seçim öncesinde benzer ifadelerle karşılaşırız: “Bu seçimin kaderini kararsızlar belirleyecek!” Belki tüm seçimler için isabetli olan bu tespitin en çok Pazar günü yapılacak referanduma yakıştığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ama ufak bir eklemeyle: “Bu referandumun kaderini kafaları karıştığı için kararsız olan seçmenler belirleyecek.”
Düşünsenize bir yanda CHP, MHP, DP, TKP, ÖDP, İP gibi birbiriyle alakasız, hatta yer yer birbirine zıt partilerin oluşturduğu bir hayır bloğu; karşısında AKP, SP, BBP, DSİP, EDP gibi yine biraraya gelmeleri hayli zor partilerin oluşturduğu bir evet bloğu. Bu arada BDP’nin boykot çağrıları. Sivil topluma baktığımızda da benzer bir cepheleşmeyle karşılaşıyoruz. Üstelik taraflar birbirlerine çok sert eleştiri ve suçlamalarla yükleniyorlar.

Rakiplerinin soyunu sopunu kurcalayanlardan, kendilerinden farklı oy kullanacakların zekalarını, vatan sevgilerini sorgulayana kadar tam bir kördöğüşüne tanık oluyoruz. (Hak-
İş Genel Başkanı Salim Uslu’nun, benim gibi kendisini yıllardır tanıyan ve sevenlerde büyük bir şaşkınlığa ve toplumda infiale yol alan, TÜSİAD’a yönelik “konsomatris” yakıştırmasını muhakkak kayda geçirmek lazım.)

Güven oylaması

İnsanların kafasını
daha çok karıştıran husus, kampanya boyunca oylanacak olan anayasa paketinin hiç denecek kadar az tartışılması ve referandumun daha yolun başında hükümete yönelik bir güven oylamasına dönüşmesi. Çelişkili gibi görünecek bir yorum yapmak istiyorum: Muhalefet referandumu güven oylamasına dönüştürerek, iktidar partisi de bu meydan okumayı kabul ederek peş peşe hata yaptılar. AKP’nin hatasının geç de olsa farkında olduğunu, Başbakan Erdoğan’ın son günlerde “Evet oyları bana ve partime verilmiş olmayacak” diye ısrar etmesinden anlıyoruz. Lakin şu saatten sonra bu imajı değiştirebilmesi imkansız gibi.
Her ne kadar bu referandum hükümete yönelik bir güven oylaması halini almış olsa da anayasa paketinin hiç mi hiç etkili olmayacağını söyleyemeyiz. Bu bağlamda yazımızın başlığına geçebiliriz. Seçmen içinde tercihini evet, hayır ya da boykottan yana yapmış olanları bir kenara bırakacak olursak, kafası karışıkların önünde iki seçeneğin kaldığını düşünüyorum:

1) Bir grup seçmen, belki de son dakikada AKP’ye rağmen evet diyecek. Yani paketin kendisine olumlu, AKP’nin niyetine kuşkuyla bakıp kötünün iyisi olarak evet demeyi tercih edecekler. “AKP’ye rağmen evet” ile “yetmez ama evet” sloganlarının farklı olduğunu düşünüyorum. “Yetmez ama evet”çiler,
büyük ölçüde “statükocu” olarak tanımladıkları hayır cephesine bakarak hareket ediyorlar ve AKP’yi hemen hemen hiç eleştirmiyorlar, eleştirileri varsa da bunları erteliyorlar.

2) Diğer bir grup da paketle pek sorunları bulunmasa, hatta ona olumlu baksalar bile, sırf arkasında AKP olduğu için hayır oyu kullanacağa benziyorlar. Başbakan Erdoğan’ın son günlerde dilini yumuşatmasında “AKP yüzünden hayır” diyecekleri engelleme niyetinin bulunduğu aşikâr, ama örneğin “Hayır diyenler darbecidir” anlamına gelecek sözler sarf etmesi, ülkenin demokratikleşmesini arzulamakla birlikte iktidar partisinin demokrasiyle olan ilişkisine zaten kuşkuyla yaklaşanları daha da kaygılandırıyor.



Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

YAZI DİZİSİ
1 SANDIĞIN ARİFESİNDE 1 Referandum ve sol hareket 07.09.2010
2 SANDIĞIN ARİFESİNDE 2 Referandum ve ülkücü hareket 08.09.2010
3 SANDIĞIN ARİFESİNDE 3 Referandum ve Kürt hareketi 09.09.2010
4 SANDIĞIN ARİFESİNDE 4 AKP'ye rağmen evet'e karşı 'AKP yüzünden hayır' 10.09.2010

Son makaleler (10)
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
06.06.2026 CHP'nin yol ayrımı: Toplum ya da devlet
05.06.2026 Ve Bahçeli de Kılıçdaroğlu dedi
04.06.2026 CHP'de taraflar anlaşabilir mi?
03.06.2026 Evet, tarihe tanıklık ediyoruz da ne oluyor?
02.06.2026 Devlet bu kadar akıl yoksunu mu?
01.06.2026 Ekrem İmamoğlu'ndan hâlâ niçin çok korkuyorlar?
31.05.2026 Kılıçdaroğlu'nun etkin pişmanlık başvurusu
30.05.2026 "Bay Kemal" "Reis"i kurtarabilecek mi?
30.05.2026 Hilmi Hacaloğlu: “Kılıçdaroğlu konuştukça daha da batıyor, artık siyasi bir mevtadır”
07.06.2026 Milli Görüş'ün yenilikçileri, CHP'nin değişimcileri
22.09.2024 Ruşen Çakır nivîsî: Di benda hevdîtina Erdogan û Esed de
17.06.2023 Au pays du RAKI : Entretien avec François GEORGEON
21.03.2022 Ruşen Çakır: Laicism out, secularism in
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı