Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (12)

13.07.1995 Milliyet

Hareketin geleceği iç tartışmalara bağlı
Çok Bilinenli Denklem


Alevi hareketinin geleceği ne olacak? Bu soruyu yanıtlamaya, bu hareketi tanımlamaktan başlamak gerekiyor. Alevi hareketi denince çoğu kişinin aklına Gazi, Ümraniye, Nurtepe, Okmeydanı gibi semtlerde yaşananlar, yani radikal sol grupların etki alanındaki gecekondu gençliğinin şiddet içeren protestosu geliyor.
Nitekim Alevi hareketi, siyasi platforma taştığı oranda kendisinden söz ettiriyor. Siyasi kimlikli kişiler hareketin önderi olarak öne çıkıyor; “önce siyasi mücadele" önermesi geniş destek buluyor.
Ancak siyasetin dışında, Alevi hareketi, dinsel, kültürel, toplumsal, ekonomik vb. düzlemlerde de boy atıyor. Her gün yeni cemevleri açılıyor, özellikle kadınlar ve gençler cemlere katılıyor, semah dönüyor. “Alternatif Kuran” gibi marjinal bir çıkış geniş yankı uyandırıyor. Zenginlerin de olay içinde yer almasıyla hastane, yurt, kültür merkezi gibi dayanışma kurumları inşa ediliyor. Dernekler, vakıflar kuruluyor. Yayınevi ve basılan kitap sayısı artıyor. Radyolar açılıyor, televizyon kurmak için olanaklar zorlanıyor. Dedelerin yeniden güç kazanıyor...
Bütün bu örnekler çoğaltılabilir ve böylece Alevi hareketine esas damgayı siyasetin vurduğu tahlili geçersiz kılınabilir. Sonuçta Alevi hareketinin, dinsel, kültürel, toplumsal, ekonomik ve siyasi boyutları hep birden içeren bir “kimlik hareketi” olduğunu söylemek gerekecektir.

SOL VE SAĞ
Bir kimlik hareketinin temel öznesi bireyler ve onların aynı arayış içinde oldukları diğer bireylerle oluşturdukları kurumlardır. Dolayısıyla komplo teorileri Alevi hareketini açıklayamaz, hareketin geleceğini esas olarak Alevi bireyler ve onların oluşturduğu kurumlar belirleyecektir. Araştırmalarımız Alevi hareketinde bir yandan safların sıklaştığını, öte yandan yolların ayrıldığını gösteriyor: önümüzdeki sürece Aleviler içi tartışmalar damga vuracağa benziyor.
Tartışmalarda Aleviler arasındaki kültürel, sınıfsal, coğrafi, cinsel, siyasal, etnik vb. farklılıklar, ayrı ayrı, kimi zaman ise birlikte öne çıkıyor. Köylerde, kasabalarda, illerde ve metropollerde yaşayan Alevilerin her konuda aynı şeyleri hissettikleri söylenemez. Türk, Kürt ve Arap kökenli Alevilerin de Alevi hareketi içindeki konumları denk değil.
En ciddi tartışmaların, sınıfsal farklılıkların da iyice netleştirdiği siyasi farklılıklardan kaynaklandığı söylenebilir. Cem Vakfı ve Temsilciler Meclisi’nin iki ana odağı oluşturduğu siyasi tartışmalar, “Alevileri sağa çekmek" ve “Alevileri sola mahkum etmek” suçlamaları ekseninde sürüyor.
“Sağ çizgi”, Türkiye’de solun iktidara gelmesinin imkânsız olduğunu düşünüyor. Hareketin sivri yönlerini törpüleyerek (onu esas olarak siyasi değil, dinsel-kültürel bir harekete dönüştürerek) Alevilere sistem içinde daha geniş ve kalıcı bir yer talep ediyor.
“Sol çizgi” ise devlette “Türk-Sünni sentezi”nin egemen olduğunu düşündüğü için pazarlığı nafile görüyor. Alevilerin, devletten şikâyetçi olan diğer katmanlarla birlikte hareket edip iktidarı değiştirmesini ve böylelikle yeniden yapılandırılacak sistem içinde yer almasını öngörüyor.
Özetle her iki akım da Alevi hareketini sistem içi görüyor. Bu noktada “sol çizgi”nin dezavantajlı bir durumda olduğu söylenebilir, çünkü önde gelen isimlerinin çoğu sistem dışı bir geçmişten, radikal soldan geliyor. Bu kişilerin olup bitenleri yer yer Marksist/devrimci mercekten görmeye devam ettiği gözleniyor.
“Sol çizgi” Osmanlı dönemindeki Alevi başkaldırılarını ön plana çıkartıp, Alevi kimliğini belirlemede bunlara özel önem atfediyor. Günümüzde Alevi mahallelerinde yaşanan patlamalardan ise kaygı duyuyor.

MEŞRUİYET TALEBİ
Öfkeli Alevi gençliğinin patlaması “sol çizgi”yi zor durumda bırakırken “sağ çizgi”ye önemli katkılarda bulunuyor. "Sağ çizgi", Alevi hareketinin “PKK’lı bölücüler” veya “komünist yıkıcılar”ın denetimine girmesini arzulamayan kişi ve kurumların gözünde iyice itibar kazanıyor.
Cem Vakfı’nın açılış yemeğine iki devlet bakanı Necmettin Cevheri ve Yıldırım Aktuna’nın katılıp birer konuşma yapmaları bunun bir göstergesi. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in geçen yılki Hacı Bektaş Veli Şenlikleri’ne katılması da daha önemli bir başka gösterge. Bunlara ek olarak Diyanet’in ilk kez bu yıl “Aşure günü”nde “Kerbela hutbesi" okutması ve devletin Hoca Ahmet Yesevi’yi milli kültürün sembol ismi haline dönüştererek sahiplenmesi anılabilir.
Alevi hareketi içinde “Sosyalist Alevistan Halk Cumhuriyeti” gibi ilginçlikler yapan bir avuç insan dışında hemen hiç kimse tek başına iktidar talep etmiyor. PKK ve radikal solun etki alanı dışında kalan Alevi çoğunluğun “laik-demokratik bir cumhuriyet” istediği görülüyor. Birçok Alevi mekanında ve gösterisinde Atatürk ile Hz. Ali resimlerinin yan yana bulunması bunun canlı bir kanıtı.
Alevi hareketinin ne denli başarılı olduğu, kendi dışmdakilerle ilişkilerinde ortaya çıkacak. Çünkü Alevi hareketi, taleplerini siyasi olarak dile getirse de, esas olarak yeniden tanımlamakta olduğu Alevi kimliğinin meşruiyeti mücadelesini veriyor.
Sol partilerden uzaklaşmasından cesaret alıp Alevilere yönelmeye niyetlenen sağ partilerin, onları en azından tarafsızlaştırmak isteyen RP’nin tabanlarına rağmen bu meşruiyeti tanımaları zora, en azından epey zaman alacağa benziyor.
“Aleviliği ihmal” çizgisinden uzaklaştığı izlenimi veren devletin bundan sonra yapacakları daha fazla merak uyandırıyor.
Devletin şimdiye kadar atmış olduğu sembolik adımların Alevi kimliğini kayıtsız şartsız tanımaya varıp varmaması Alevi hareketinin geleceğinde önemli etkide bulunacak.

GENÇLER VE KADINLAR
Artık kimse Alevi hareketine ilgisiz kalamıyor. Onu kendilerine karşı bir “tehdit” olarak gören de var, kendilerine yönelmiş başka tehditlere karşı “kalkan” olarak gören de.
Ancak ne bu hareketin önünü kesmek, ne de ondan istifade etmek isteyenlerin sistemli stratejiler geliştirmedikleri gözleniyor.
Bunun bir nedeni ürkeklik, ama esas neden hareketin içinde bulunduğu muazzam değişim. Bu değişim hızı kısa vadeli, alelacele hazırlanmış tahlilleri geçersiz kılıyor, harekete önderlik etme iddiasındakilerin bile başını döndürebiliyor.
Bu değişimin nelere gebe olduğunu anlamak için kahramanlarına bakmak gerekiyor. Harekete orta yaşlı ve yaşlı erkeklerin önderlik ettiği, ancak dinamonun kadınlar ve gençler olduğu görülüyor. Kadınların sesi şimdilik pek çıkmıyor. “Neden" diye soran da pek yok. Gençler her fırsatta öfkelerini kusuyor, aldıkları tek cevap “Provokasyona gelmeyin!” oluyor.
Kadınlar ve gençlerin hak ettikleri yeri almaları durumunda Türkiye’yi bugünkünden bambaşka bir Alevi hareketi bekliyor.

-Bitti-

BİTİRİRKEN

Aleviliğin ne denli yoğun bir hareketlilik içinde olduğunu dizi süresince aldığımız telefonlardan bir kez daha anladık. Bu vesileyle bazı hatalar yaptığımızı gördük, taraflardan özür dileyerek düzeltiyoruz: 1) Bektaşiliğin “Dedegan" kolunun en yaşlı dedesi Veliyeddln değil Yusuf Ulusoy olacak; 2) Süleyman Cem, Cem Vakfı'nda yer almıyor; 3) Reha Çamuroğlu, Şahkulu Sultan Dergahı Vakfı'nın değil Derneği’nin yöneticisi.
Sivas olaylarından bir ay sonra yayınlanması düşünülen bildirge konusunda, Müfit Yüksel şu açıklamayı yaptı: “Ben olayları naklederken bazı eksiklikler olmuştur. Mehmet Pamak’ın Alevi Bektaşi müslüman kesime yönelik menfi bir tutumu yoktu. Asıl tepkisi, o kesim içinde yer almış olan ateistlere yönelikti. Endişesi bu ateist kesimin meşrulaştırılmasıydı.”
Mazlum-Der Genel Başkanı İhsan Aslan ise, Pamak ile Yüksel arasındaki görüşmelerin derneklerini bağlamadığını belirterek şöyle konuştu: “Derneğimiz, inançları, görüşleri ne olursa olsun herkesin haklarını korumayı ve toplumsal barışı ilke edinmiştir."
Doğrudan veya dolaylı olarak yardımcı olan tüm kişi ve kuruluşlara teşekkür ediyor ve dizinin Türkiye'de bir arada yaşama gayretlerine katkıda bulunmasını diliyoruz.
Sık sık muhatap olduğumuz bir soruyu da burada yanıtlamak istiyoruz: Dizi, kitap haline gelmeyecek.

*

“Yol bir, sürek binbir” – Ersel Ergüz (12)

Seçilmiş Kaynakça


Alu Kaşif ül Gıta, Caferi Mezhebi ve Alevilik, Çev: Abdülbaki Gölpınarlı, İstanbul 1966.
Atalay Ali Adil, İmam Cafer-i Sadık Buyruğu, Can Yayınları, 1993.
Atalay Besim, Bektaşilik ve Edebiyatı, Ant Yayınları, 1991.
Atilla Vedat (çev.), Hz. Ali Divanı, Ant Yayınları, 1990.
Baha Said, İttihat ve Terakki’nin Alevilik-Bektaşilik Araştırması. Haz: Nejat Birdoğan, Berfin Yayınları.
Baldemir Halit, Din ve Alevilik Üzerine, Nam Yayıncılık, 1994.
Balkız Ali, Sivas’tan Sydney’e Pir Sultan, Prospero Yayınları, 1994.
Bardakçı Cemal, Kızılbaşlık Nedir?, Türkiye Matbaası, 1945.
Bardakçı Cemal, Alevilik-Ahilik-Bektaşilik, Ankara 1950.
Birdoğan Nejat, Anadolu ve Balkanlar’da Alevi Yerleşmesi, Alev Yayınları, 1992.
Birdoğan Nejat, Anadolu’nun Gizli Kültürü Alevilik, Berfin Yayınları, 1994.
Birge John Kingsley, Bektaşilik Tarihi, Ant Yayınları, 1991.
Benekay Yahya, Yaşayan Alevilik, Varlık Yayınları, 1967.
Bender Cemşid, Oniki İmam ve Alevilik, Berfin Yayınları, 1993.
Bender Cemşid, Kürt Uygarlığında Alevilik, Kaynak Yayınları, 1991.
Bozkurt Fuat, Buyruk, Hatipoğlu Yayınevi, 1982.
Bozkurt Fuat, Aleviliğin Toplumsal Boyutları, Tekin Yayınları, 1990.
Bozkurt Fuat, Cemal Şener, Reha Çamuroğlu, Yüz Soruda Alevilik, Hamburg Anadolu Aleviler Kültür Birliği.
Celasun Ali Haydar, Alevilik Bir Sır Değildir, 1995.
Çalışlar Oral, Hz. Ali-Muaviye Çatışması / İslam’ın Doğuşu ve Ayrılıklar, Pencere Yayınları, 1992.
Çamuroğlu Reha, Tarih, Heterodoksi ve Babailer, Metis Yayınları, 1992.
Çamuroğlu Reha, Günümüz Aleviliğinin Sorunları, Ant Yayınları, 1992.
Çamuroğlu Reha, Dönüyordu-Bektaşilikte Zaman Kavrayışı, Metis Yayınları, 1993.
Çamuroğlu Reha, Sabah Rüzgârı, Metis Yayınları, 1992.
Çetin Mustafa Sami, Bir Başka Açıdan Alevilik, Yeni Asya Gazetesi Neşriyatı, 1993.
Dierl Anton Jozef, Anadolu Aleviliği, Ant Yayınları, 1991.
Eral Sadık, Anadolu’da Alevi Katliamları, Yalçın Yayınları, 1993.
Erk Hasan Basri, Tarih Boyunca Alevilik, 1954
Eröz Mehmet, Türkiye’de Alevilik-Bektaşilik, 1977.
Erseven İlhan Cem, Alevilerde Semah, Ant Yayınları, 1990.
Eyuboğlu İsmet Zeki, Alevilik-Sünnilik, İslam Düşüncesi, DER Yayınları, 1989.
Eyuboğlu İsmet Zeki, Bütün Yönleriyle Bektaşilik (Alevilik), DER Yayınları, 1990.
Gölpınarlı Abdülbaki, İmam Ali Buyruğu - Nehc’ül Belaga, İstanbul, 1972.
Gölpınarlı Abdülbaki, 12 İmam, DER Yayınları, 1979.
Gölpınarlı Abdülbaki, Tarih Boyunca İslam Mezhepleri ve Şiilik, DER Yayınları, 1979.
Gülçiçek Eli Duran, Alevi Bektaşi Yolu, 1993.
Hacı Bektaş Veli, Makalat, Nşr: Esat Coşan, Seha Neşriyat.
Hacı Bektaş Veli, Makalat, Nşr: Sefer Aytekin, Ankara, 1954.
Hacı Bektaş Veli, Makalat, Haz: Mehmet Yaman, Gülbay Yayıncılık, 1985.
Kaleli Lütfi, Sivas Katliamı ve Şeriat, Alev Yayınları, 1994.
Kaleli Lütfi, inanç Boyutuyla Alevilik Nedir, Ne Değildir?, Can Yayınları, 1995.
Kaleli Lütfi, Kimliğini Haykıran Alevilik, Alev Yayınları,
Karaman İbrahim Kamil, Abdülvahap Rehmen, Alevilikte Hacı Bektaş ve İlkeleri, Tipo Neşriyat, 1966.
Kaygusuz İsmail, Alevilikte Dar, Alev Yayınları, 1993.
Kırkıncı Mehmet, Alevilik Nedir?, Cihan Yayınları, 1987.
Korkmaz Esat, Alevilik-Bektaşilik Terimleri Sözlüğü, Alev Yayınları, 1993.
Melikoff Irene, Uyur İdik Uyardılar, Cem Yayınları, 1993.
Metin İsmail, Alevilerde Halk Mahkemeleri, Alev Yayınları, 1995.
Noyan Bedri, Bektaşilik-Alevilik Nedir?, Doğuş Matbaası, 1985.
Ocak Ahmet Yaşar, Babailer İsyanı, Dergah Yayınları, 1980.
Ocak Ahmet Yaşar, Bektaşi Menakıbnamelerinde İslam Öncesi İnanç Motifleri, Enderun Yayınevi, 1983.
Oğuz Burhan, Anadolu Aleviliğinin Kökenleri, İstanbul Matbaası, 1984.
Oytan M. Tevfik, Bektaşiliğin İçyüzü, 1979.
Öz Baki, Osmanlı’da Alevi Ayaklanmaları, Ant Yayınları, 1992.
Öz Gülağ, Alevilik, 1400 Yıllık Muhalefet, Ayyıldız Yayınları, 1995.
Özkırımlı Atilla, Toplumsal Bir Başkaldırının İdeolojisi Alevilik-Bektaşilik, Cem Yayınevi, 1991.
Özkırımlı Atilla, Alevilik Bektaşilik ve Edebiyatı, Cem Yayınevi, 1985.
Özbey Cemal, Alevilik Üzerine Tartışmalar, 1963.
Öztürk Yaşar Nuri, Tarih Boyunca Bektaşilik, Yeni Boyut Yayınları, 1990.
Pehlivan Battal, Aleviler ve Diyanet, Pencere Yayınları, 1993.
Pehlivan Battal, Alevi-Bektaşi Düşüncesine Göre Allah, Pencere Yayınları, 1994.
Pehlivan Battal, Anadolu’da Alevilik, Alev Yayınları, 1994.
Reyhani Mahmut, Gölgesiz Işıklar - Alevilik ve Öncesi, Can Yayınları, 1995.
Selçuk İlhan, Gencay Şaylan, Şenay Kalkan, Türkiye’de Alevilik ve Bektaşilik, Yön Yayıncılık, 1994.
Soko Ziya Şakir, Mezhepler Tarihi ve Şah İsmail, Şiilik, Sünnilik, Bektaşilik, Alevilik, İstanbul Maarif Kütüphanesi, 1944.
Şapolyo Enver Behnan, Mezhepler ve Tarikatlar Tarihi, Türkiye Yayınları, 1964.
Şener Cemal, Alevilik Olayı, Yön Yayıncılık, 1989.
Şener Cemal, Yaşayan Alevilik, Ant Yayınları, 1994.
Şener Cemal, Miyase İlknur, Şeriat ve Alevilik, Ant Yayınları, 1995.
Şener Cemal, Alevilik Üstüne, Ant Yayınları.
Şener Cemal, Alevi Törenleri, Ant Yayınları, 1991.
Tankut Hasan Reşit, Aleviliğin Menşei, 1938.
Türkdoğan Orhan, Alevi Bektaşi Kimliği, Timaş Yayınları, 1995.
Ulusoy A. Cemalettin, Hünkâr Hacı Bektaş Veli ve Alevi Bektaşi Yolu, 1986.
Xemgin Ethem, Aleviliğin Kökenindeki Mazda Dini İnancı ve Zerdüşt Öğretisi, Berfin Yayınları.
Yürükoğlu Rıza, Okunacak En Büyük Kitap İnsandır, Alev Yayınları, 1990.
Zelyut Rıza, Öz Kaynaklarına Göre Alevilik, Anadolu Kültürü Yayınları, 1990.

Yazının orjinal hali




Destek olmak ister misiniz?
Doğru haber, özgün ve özgür yorum ihtiyacı
Bugün dünyada gazeteciler birer aktivist olmaya zorlanıyor. Bu durum, kutuplaşmanın alabildiğine keskin olduğu Türkiye'de daha fazla karşımıza çıkıyor. Halbuki gazeteci, elinden geldiğince, doğru haber ile özgün ve özgür yorumla toplumun tüm kesimlerine ulaşmaya çalışmalı ve bu yolla, kutuplaşmayı artırma değil azaltmayı kendine hedef edinmeli. Devamı için

YAZI DİZİSİ
1 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi ( EK) Fethullah Gülen: “Bütün Alevilerin ayaklarının altına başımı rahatlıkla koyabilirim” 14.07.1995
2 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (1) 02.07.1995
3 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (2) 03.07.1995
4 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (3) 04.07.1995
5 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (4) 05.07.1995
6 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (5) 06.07.1995
7 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (6) 07.07.1995
8 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (7) 08.07.1995
9 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (8) 09.07.1995
10 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (9) 10.07.1995
11 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (10) 11.07.1995
12 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (11) 12.07.1995
13 Değişim Sürecinde Alevi Hareketi (12) 13.07.1995

Son makaleler (10)
02.06.2021 Erdoğan karşıtlığı doğru mu?
02.06.2021 Kayıp 128 milyar dolardan 10 bin dolar aylığa cevaplanmayan sorular
30.05.2021 Sedat Peker videolarından sonra Türkiye: Ruşen Çakır ve Ahmet Şık
27.05.2021 Erdoğan, Akşener’den neden korkuyor?
26.05.2021 Erdoğan tercihini Soylu'dan yana yaptı: Sedat Peker şimdi ne yapacak?
23.05.2021 Sedat Peker’in yedinci videosu: Uyuyan dev uyandırılınca...
20.05.2021 Sedat Peker’in altıncı videosu: Kim pis kim temiz?
17.05.2021 Neden kapanmıştık, neden açılıyoruz?
15.05.2021 Türkiye’de milliyetçilik ve muhafazakârlık: Ruşen Çakır, Tanıl Bora ve Kemal Can tartışıyor
14.05.2021 Sedat Peker solcu mu oldu?
02.06.2021 Erdoğan karşıtlığı doğru mu?
15.03.2021 Turkey’s search for an antithetical foreign policy
27.01.2021 Ceux qui prennent leur distance avec le HDP
19.08.2019 Erneute Amtsenthebung: Erdogans große Verzweiflung
11.02.2016 Hesabên herdu aliyan ên xelet şerê heyî kûrtir dike
05.05.2015 CHP-şi Goşaonuş Sthrateji: Xetselaşi Coxo Phri-Elişina Mualefeti
03.04.2015 Djihadisti I polzuyutsya globalizatsiey I stanovitsya yeyo jertvami. Polnıy test intervyu s jilem kepelem
10.03.2015 Aya Ankara Az Kobani Darse Ebrat Khahad Gereft?
08.03.2015 La esperada operación de Mosul: ¿Combatirá Ankara contra el Estado Islámico (de Irak y el Levante)?
18.07.2014 Ankarayi Miçin arevelki haşvehararı